bina

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيم
الصَّرْفُ
SARF

İkrami BERKER

ÖNSÖZ

Bimillahirrahmanirrahim

Hamd ve sena âlemleri yaratan, terbiye eden, rızıkveren Allah' u Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine mah¬sustur. Bütün hamdlar bütün senalar ve övgüler O'nadır.

Salât ve selam, Allah'ın sevgili kulu iki cihan serveri ins ve cin'in Peygamberi Hatemül Enbiya, yüce Peygamberimiz, ulu önderimiz ve tek liderimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimize, onun pak ve temiz olan âline (Evladu iyaline, Ehli Beyti¬ne) ve her biri gökteki yıldızlar gibi olan Ashabına olsun.

Günümüzde ihtiyaç duyulan temel dini eserlerin tercümesi ile birlikte Arapça gıramer kitapları da tercüme ediliyor oldu.

Burada bir kitabı tercümeden ziyade sarf ilmine aid ders notlarımı biraz genişleterek bir kitap haline getirdim. Bu çalışmamda, fiillerin çekimleri, bu çekimlerin bablara göre kalıpları, fiillerin türetilmesi vb. ele aldım. Böylece sarf ilmi ile ilgili genel bilgi veren bir kitap haline geldi.

Şu bir hakikat ki, sarf ilmi islamî ilimleri öğrenip anlayabilmenin temelini oluşturur. Sarf ilmi vasıtasıyla fiiller çeşitli kalıplara sokularak farklı manalar elde edilir. Bu da sarf ilmine duyulan ihtiyacın ne raddede olduğunu gösterir. Hal böyle olunca eilmizdeki verilerle; özellekle Arapça öğrenmek isteyen talebeler için bu çeşit özlü bir kitap hazırlayıp siz okurlarımızla buluşturmayı vazife bilerek böyle bir çalışmaya giriştim. Allah’ın yardımıyla tamamladım. Bu çalışmayı tamamlamayı bana nasip eden allah’a sonsuz hamd ve senalar olsun. Rabbim, tüm okurlara da bu kitaptan istifade etmeyi nasip etsin.
Gayret bizden tevfîk Allah’tan.

İkrami BERKER

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

GİRİŞ

Arap lügatine göre tasrif, değişiklik demek olup, kelimenin kendi şeklinden başka dir şekle konması demektir. Tasrife kısaca çekim de denir. Istılahta ise bir aslı, çeşitli manaları ifade etmek için değişik hallere koymak demektir. Türlü türlü manalar, ancak asıldaki değişikliklerle meydana gelebilir.

Sarfta fiillerin iki türlü çekimi vardır. Birine muhtelife diğerine muttaride denir.

MUHTELİFE:

Asıl harfleri bir, şekilleri farklı olup, bir birine benzemeyen sıgalara denir.

نَصَرَ fiili mazi يَنْصُرُ fiili muzari نَصْرًا mastar نَاصِرٌ ismi fail مَنْصُورٌ ismi meful لَم يَنْصُرْ cehdi mutlak لَمَّا يَنْصُرْcehdi mustağrak مَايَنْصُرُ nefi hal لا يَنْصُرُ nefi istikbal لَنْ يَنْصُرَ tekidi nefi istikbal لِيَنْصُرْ emri gaib لا يَنْصُرْ nehi gaib اُنْصُرْ emri hazır لا تَنْصُرْ nehi hazır مَنْصَرٌ ismi zaman ismi mekan مِنْصَرٌ ismi alet نَصْرَةًmastar binai merreh نِصْرًةً mastar binai nevi نُصَيْرٌ ismi tasğir نَصْرِيٌّ ismi mensup نَصَّارٌ mubalegeli ismi fail أنْصَرُ ismi tafdil مَاأنْصَرَهُ ifili taaccub’ul-evvel وَأنْصِرْبِِهِ fiili taaccub’us-sani

Muhtelife sıgaları 24 adet olup iki kısma ayrılırlar. Bunlardan 13 tanesi fiildir.
نَصَرَ يَنْصُرُ لَم يَنْصُرْ لَمَّا يَنْصُرْ مَايَنْصُر لا يَنْصُرُ لَنْ يَنْصُرَ لِيَنْصُرْ لا يَنْصُرْ اُنْصُرْ لا تَنْصُرْ مَاأنْصَرَهُ وَأنْصِرْ بِهِ

11 tanesi isimdir.
نَصْرًا نَاصِرٌ مَنْصُورٌ مَنْصَرٌ مِنْصَرٌ نَصْرَةً نِصْرًةً نُصَيْرٌ نَصْرِيٌّ نَصَّارٌ أنْصَرُ

Fiiller kendi arasında ikiye ayrılır. 9 tanesi ihbaridir.

İHBARİ:

Doğruyu, yalanı ve yanlışı haber veren yani manasında doğruluk, yalan ve yanlış ihtimali bulunan, aynı zamanda işin zamanını da bildiren fiillere denir. Bunlar:

نَصَرَ يَنْصُرُ لَم يَنْصُرْ لَمَّا يَنْصُرْ مَايَنْصُر لا يَنْصُرُ لَنْ يَنْصُرَ مَاأنْصَرَهُ وَأنْصِرْ بِهِ

4 tanesi inşaidir.
لِيَنْصُرْ لا يَنْصُرْ اُنْصُرْ لا تَنْصُرْ

İNŞAİ:

İstek, talep, dua, emir, istifham (soru), temenni, ümit, manalarını ifade eden, manasında doğruluk, yalan ve yanlış ihtimali olmayan ve zaman kavramı bulunmayan fiillere denir.
İstek, talep manasında: أسْتَغْفِرُاللَهَ
Dua manasında: يَغْفِرُاللهُ عَلَيْكَ
Emir: manasında:تَقَبَّلْ مِنَّا
İstifham manasında: عُمَرَ هَلَ يَسْتَمِعُ كَلاَمُنَا
Temenni manasında: لَيْتَ العْمَ مَرْزُوقٌ لِكٌلَّ أحَدٍ
Ümit manasında: لَعَلَّ اللهِ يَغْفِرُ ذَنْبِي
Müzari fiil bu durumlarda gelirse inşai olur. İhbari fiillerin mütekellim sıgaları inşaidir. İnşai fiiller:
لِيَنْصُرْ لا يَنْصُرْ اُنْصُرْ لا تَنْصُرْ
İhbariler kendi arasında ikiye ayrılır; 4ü müspet (olumlu)
نَصَرَ يَنْصُرُ مَاأنْصَرَهُ وَأنْصِرْ بِهِ
5i menfi (olumsuz). لَم يَنْصُرْ لَمَّا يَنْصُرْ مَايَنْصُر لا يَنْصُرُ لَنْ يَنْصُرَ
İnşailer kendi arasında ikiye ayrılır; 2si müspetاُنْصُرْ لِيَنْصُرْ
2si menfi. لا يَنْصُرْ لا تَنْصُرْ
İsimler de kendi arasında 3e ayrılır 4ü mastar, نَصْرًا مَنْصُورٌ نَصْرَةً نِصْرًةً 4ü sıfat نَصَّارٌ أنْصَرُ نَاصِرٌ مَنْصُورٌ 3ü isimdir. مِنْصَرٌ نُصَيْرٌ نَصْرِيٌّ ٌ
Mastarlar da ikiye ayrılır; 1i mimli mastar, مَنْصُورٌ 3ü mimsiz mastardır. نَصْرَةً نِصْرًةً نَصْرًا

MUTTARİDE:

Asıl harfleri bir ve şekilleri farklı olup, bir birine benzeyen sıgalara denir.
Muttaride fiiller malum ve meçhul olmak üzere iki kısma ayrılır.

MALUM:

Bilinen demektir ki, fiillerde işin kimin tarafından yapıldığı biliniyorsa buna malum fiil denir. Faili fiilin önünde zahir olur ضَرَبَ زَيْدٌ (Zeyd dövdü, vurdu) veya fiilin içinde gizli zamir olarak bulunur. نَصَرَ (هُوَ) (o erkek yardım etti.) Fail, fiilden sonra gelir, işi yapanı gösterir.

نَصَرَ نَصَرَا نَصَرُوا نَصَرَتْ نَصَرَتَا نَصَرْنَ نَصَرْتَ نَصَرْتُمَا نَصَرْتُمْ نَصَرْتِي نَصَرْتُمَا نَصَرْتُنَّ نَصَرْتُ نَصَرْنَا
Tablo olarak
مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs نَصَرَ نَصَرَا نَصَرُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs نَصَرْنَ نَصَرَتَا نَصَرَتْ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs نَصَرْتُمْ نَصَرْتُمَا نَصَرْتَ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs نَصَرْتُنَّ نَصَرْتُمَا نَصَرْتِي
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ نَصَرْنَا نَصَرْتُ

ZAMİR:

Cümlede ismin yerini tutan kelimelerdir. Kelimenin sonunda ondan bir parça imiş gibi görülen zamire bariz (açık) zamir denir. نَصَرْتُم gibi.

MEÇHUL:

Bilinmeyen demektir ki, fiillerde işin kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen veya kimin tarafından yapıldığı çeşitli sebeplerden dolayı saklanan fiile denir.

نُصِرَ نُصِرَا نُصِرُوا نُصِرَتْ نُصِرَتَا نُصِرْنَ نُصِرْتَ نُصِرْتُمَا نَصِرْتُمْ نُصِرْتِي نُصِرْتُمَا نُصِرْتُنَّ نُصِرْتُ نُصِرْنَا
Tablo olarak
مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs نُصِرُوا نُصِرَا نُصِرَ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs نُصِرْنَ نُصِرَتَا نُصِرَتْ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs نَصِرْتُمْ نُصِرْتُمَا نُصِرْتَ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs نُصِرْتُنَّ نُصِرْتُمَا نُصِرْتِي
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ نُصِرْنَا نُصِرْتُ

Muttaride fiiller; üçü gaip نَصَرَ نَصَرَا نَصَرُوا üçü gaibe نَصَرَتْ نَصَرَتَا نَصَرْنَüçü muhatap نَصَرْتَ نَصَرْتُمَا نَصَرْتُمْ üçü muhataba نَصَرْتِي نَصَرْتُمَا نَصَرْتُنَّ ikisi mütekellim نَصَرْتُ نَصَرْنَا olmak üzere on dört sıgadır.

Gaip ve gaibe sıgalarında bulunan fiil, işin yanımızda bulunmayan kişi ya da kişiler tarafından yapıldığını ifade eder.
Muhatap ve muhataba sıgasında bulunan filler işin yanımızda bulunan kişi veya kişiler tarafından yapıldığını ifade eder
Mütekellim sıgasında bulunan fiiller, işin bizzat konuşan kişi tarafından yapıldığını ifade eder.
Mütekellim tekil olunca ona mütekellim vahdeh çoğul olunca nefsi mütekellim meal gayri denir.

MÜŞTAK İSİM:

Bir fiilden veya bir isimden türemiş isimdir. (başka bir kelimeden türetilen isimlere denir.) نَاصِرٌ مَنْصُورٌ gibi.

CAMİT İSİM:

Bir varlığa isim olarak verilmiş olup hiçbir kelimeden türememiş ve çekimi yapılamayan fiillere denir. نَصْرًا رَجُلٌ Gibi.

MASTAR:

Mastarlar temelde mimli ve mimsiz olmak üzere ikiye ayrılır.

Mimsiz mastarlar semai(kuralsız)dir. Yani Araplardan işitildiği gibi kullanılır. Her hangi bir kurala bağlı değildir. Sülasi mastarlar böyledir. Sülasi mastarların dışındaki mastarlar ise kuralladır.

Mimli mastarlarda müzarinin aynel fiiline bakılır. Eğer müzarinin aynel fiili meftuh veya mazmum ise mimli mastar mimin ve ayının fethası ve fanın sükûnu ile مَفْعَلٌ (mef’elün) vezninde gelir. Ancak saz olan mimli mastarlar bunun dışındadır ki, bunlar; müzaride aynel fiili meftuh veya mazmum olmasına rağmen kural dışı olarak مَفْعِلٌ (mef’ilün) vezninde gelirler. Kural dışı olarak مَفْعِلٌ mef’ilün vezninde gelen mimli mastarlar şunlardır:
مَطْلِعٌ ، مَغْرِبٌ ، مَشْرِقٌ ، مَجْزِرٌ ، مَسْكِنٌ ، مَنْبِتٌ ، مَنْسِكٌ ، مَفْرِقٌ ، مَسْقِطٌ ، مَحْشِرٌ ، مَجْمِعٌ ، مُسْجِدٌ
Eğer müzarinin aynel fiili kesra ise mimli mastarlar mimin ve ayının fethası ve fanın sükûnu ile مَفْعَلٌ (mef’elün) vezninde gelirler. Ancak مَرْجِعٌ مَعْجِبٌ ، مَصِيرٌ ، مَحِيضٌ hariç. Bu mastarlar şaz olmamakla beraber kurala nuhalif olarak مَفعِلٌ (mef’ilün) vezninde gelirler. Müzaride aynel fiili kesra olan fiillerin ismizaman ismi mekân olan mimli mastarları مَفْعِلٌ (mef’ilün) vezninde gelir. Bu kural sahih ve ecvef fiillerde böyledir.

Nakıs Fiillerde; mastar, İsmi Zaman, ismi mekân, bütün bablarda mimin ve ayn’nın fethasi ile مَفْعَلٌ (mef’elün) veznide gelir.
Misal Fiillerde; mastar, İsmi Zaman, ismi mekân, bütün bablarda ayn’nın kesri ile مَفعِلٌ (mef’ilün) vezni üzere gelir.
Lefif-i Makrun; Nagıs gibidir. مَفْعَلٌ (mef’elün) vezninde gelir.
Lefif-i Mefruk; Misal fiil gibidir. مَفْعِلٌ (mef’ilün) vezninde gelir.

Eğer fiil sülasi üzerine zaid olursa, mastar mimi, İsmi zaman, İsmi Mekân, İsmi Mef’ul sülasinin dışındaki her babda meçhul müzarinin vezni üzerine olur. Muzaraat harfi mazmum mimle değiştirilir.
Yani Mimli Mastar: Kök harflerinin başına م harfi eklenerek yapılan mastardır.
1. Mimli mastar مَفْعَل kalıbındadır; kök harflerinden sonuncusu illet harfi ise mastar, مَفْعِل kalıbındadır.
2. Mezid fiilde, fiilin ismi meful kalıbında gelir. Mimli mastarın sonuna ة eklenebilir.
Masdar’ı cari

acer, şecer, insan ve racul gibi camit isimlerin ekmel, esved gibi sıfatların sonuna kendisine muttasıl (bitişik) te, müşeddet (şeddeli) ye getirmekle yapılan masdarlardır. إنْسَانِيَّتْ gibi.

Hemze-i vasıl: başlangıçta sabittir, geçiş halinde düşer. Bunlar;
ابْنَمٍ ,ابْنٍ , وَابْنَتٍ, وَامْرَءٍ, وَامْرَأَةٍ , وَاثْنَيْنِ , وَاثْنَتَيْنِ, وَاسْمٍ , وَاسْتٍ , وَايْمُنٍ hemzeleridir.

• Humasi ve südasiden gelen, mazi, mastar ve emrin hemzesi Hemze-i Vasıldır.
• Sülasiden gelen Emri hazırın hemzesi Hemze-i Vasıldır.
• Lamı Tarife bitişen hemze, Hemze-i Vasıldır.
• Lam-ı Tarife bitişen hemze ve اَيْمُنٍ (eymünin)’in hemzesi meftuhtur. Diğer Hemze-i Vasıllar meksur olduğu halde bunlar istisnadır.
• 1. ve 5. bablardaki Emr-i Hazırın hemzesi aynel fiiline tabi olduğu için başlangıçta mezmumdur.
• Südasi ve humasinin mazisinin meçhulünün hemzesi, mezmumdur. (Hemze-i Vasıl olduğu halde)

Hemze-kat’ılar

1-) İf’al babının hemzesi.
2-) Mütekellimin Hemzesi.
3-) Ceminin Hemzesi.
4-) İstifhamın hemzesi.
5-) İsmi tafdılın hemzesi.
6-) “يَا" ile nida olunan, İsmi Celalin hemzesi. (ﻴﺎ ﷲ )
7-) Sıfat-ı Müşebbehe’nin hemzesi.
8--) Mazinin kendi hemzesi.
9-) Lam-ı Tarifin hemzesi.
Mastardan türeyen altı kelime vardır. Bunların dördü fiil, ikisi isimdir. نَاصِرٌ مَنْصُورٌ اُنْصُرْ لا تَنْصُرْ نَصَرَ يَنْصُرُ mazi müzari emir nehi ismi fail ismi meful sigalarıdır. Emir ve nehinin gaip ve hazar sigaları bu türetiye dâhildir. İlerde bunlar genişçe açıklanacak.

FİİLLER (الأفعال)

Belli bir zaman ya da durumdaki olaya delalet eden kelimelerdir.
ÇEKİM (TASRİF) AÇISINDAN FİİLLER
Çekim açısından filer üç kısma ayrılırlar:
1- Tam çekimi yapılanlar
Üç sigası (mazi, müzari, emir) olan fiiller bu guruba girerler. Bunlar fiillerin çoğunluğunu olştururlar. Örneğin:نَصَرَ يَنْصُرُ اُنْصُرْ
2- Eksik çekimi yapılanlar:
Sadece iki sigası (mazi ve müzari) olup emir sigası olmayan fiiller bu guruba girerler. İstimrar (devamlılık) ve murakabe fiilleri gibi.
İstimrar fiilerine örnek: مَازَالَ – مَايَزُلُ مَابَرِهَ , – مَايَبْرَه, مَاإنْفَكَّ – مَايَنْفَكُّ, مَافَتِئَ – مَايَفْتِئُ
(hepsi de ‘hala’ manasındadır)
Murakabe fiillerine örnek: كَادَ – يَكَادُ, أوْشَكَ – يُشِكُ (yapa yazmak, ola yazmak, az kalsın) manasındadırlar. Bu bir şeyi işlemeye yakın olmayı / bir şeyin olmasının yakın olmasını ifade edeler.
3- Camidler
Tek (mazi) sigası olan fiiller bu guruba girerler. لَيْسً (olmadı, değildir) عَسَى (ola ki, ihtimal ki, umulur ki) بِئْسَ (ne kötü, ne fena oldu) نِعْمَ (ne güzel oldu, ne de güzel) مَادَامَ (olduğu müddetçe, olduğu sürece)
Bazı fillerin ise sadece emir sigaları vardır. Örnek: هَبْ (zannet, san, varsay)
Bu fiillere, camid denilmesinin nedeni nedeni; bunların bir tek sigada gelmelerinin yanı sıra bir zamana delalet etmemeleridir. Bunlar harfler gibi genel bir manaya delalet ederler. Övme, yerme, taaccüp, nefy genel manalardır.

ZAMAN AÇISINDAN FİİLLER
Zaman açısından fiil mazi, muzari ve emir olmak üzere üçe ayrılır.
Mazi Fiil:

Geçmiş zamandaki bir durum veya olaya delalet eden kelimedir. Çekimi şu şekildedir;
Mazi malum üç şekil üzere bulunur:
1) فَعَلَ kalıbında gelir. كَتَبَ gibi.
2) فَعِلَ kalıbında gelir. عَلِمَ gibi.
3) فَعُلَ kalıbında gelir. كَبُرَ gibi.
Üç şekli birbirinden ayıran ikinci harfin harekesidir. Birinci ve üçüncü harf üç şekilde de üstündür.
Dikkat:
Bir fiili mazi harekeli ise harekesine bakarak hangi kalıptan geldiğini anlarız. Eğer harekesi yoksa nasıl okunacağını sözlükten öğreniriz.
- Mazi meçhul fiili sadece فُعِلَ kalıbında bulunur.
- فَعُلَ kalıbında (5. bab) bulunan mazi malumların meçhulü yoktur. Bu kalıp üzerinde bulunan tüm fiillerin hepsi lazımdır. Lazım fiilin meçhulü olmaz.
- Fakatفَعَلَ yahut فَعِلَ kalıbında bulunup ta müteaddi olan mazi malumların meçhulünü elde etmek için o mazi malumları فُعِلَ şeklinde okumalıyız.
Örnek: كَتَبَ mazi fiilin meçhulü كُتِبَ dir. عَلِمَ mazi fiilin meçhulü عُلِمَ dir.

فَعَلَ babda birinci kalıbında bulunan كَتَبَ mazifiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs كَتَبَ كَتَبَا كَتَبُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs كَتَبَتْ كَتَبَتَا كَتَبْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs كَتَبْتَ كَتَبْتُمَا كَتَبْتُمْ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs كَتَبْتِ كَتَبْتُمَا كَتَبْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ كَتَبْتُ كَتَبْنَا
فَعَلَ babda birinci kalıbında bulunan كُتِبَ mazi meçhul fiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs كُتِبَ كُتِبَا كُتِبُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs كُتِبَتْ كُتِبَتَا كُتِبْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs كُتِبْتَ كُتِبْتُمَا كُتِبْتُمْ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs كُتِبْتِ كُتِبْتُمَا كُتِبْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ كُتِبْتُ كُتِبْنَا
فَعَل babda kincii kalıbında bulunan ضَرَبَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs ضَرَبَ ضَرَبَا ضَرَبُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs ضَرَبَتْ ضَرَبَتَا ضَرَبْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs ضَرَبْتَ ضَرَبْتُمَا ضَرَبْتُمْ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs ضَرَبْتِ ضَرَبْتُمَا ضَرَبْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ ضَرَبْتُ ضَرَبْنَا
فَعَلَ babda kincii kalıbında bulunan ضُرِبَ mazi meçhul fiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs ضُرِبَ ضُرِبَا ضُرِبُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs ضُرِبَتْ ضُرِبَتَا ضُرِبْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs ضُرِبْتَ ضُرِبْتُمَا ضُرِبْتُمْ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs ضُرِبْتِ ضُرِبْتُمَا ضُرِبْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ ضُرِبْتُ ضُرِبْنَا
فَعَلَ babda üçüncü kalıbında bulunan فَتَحَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs فَتَحَ فَتَحَا فَتَحُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs فَتَحَتْ فَتَحَتَا فَتَحْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs فَتَحْتَ فَتَحْتُمَا فَتَحْتُمْ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs فَتَحْتِ فَتَحْتُمَا فَتَحْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ فَتَحْتُ فَتَحْنَا
فَعَلَ babda üçüncü kalıbında bulunan فُتِحَ mazi meçhul fiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs فُتِحَ فُتِحَا فُتِحُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs فُتِحَتْ فُتِحَتَا فُتِحْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs فُتِحْتَ فُتِحْتُمَا فُتِحْتُمْ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs فُتِحْتِ فُتِحْتُمَا فُتِحْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ فُتِحْتُ فُتِحْنَا

فَعِلَ babda dördüncD kalıbında bulunan عَلِمَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs عَلِمَ عَلِمَا عَلِمُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs عَلِمَتْ عَلِمَتَا عَلِمْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs عَلِمْتَ عَلِمْتُمَا عَلِمْتُمْ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs عَلِمْتِ عَلِمْتُمَا عَلِمْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ عَلِمْتُ عَلِمْنَا

Dördüncü babda فَعِلَ kalıbında bulunan عُلِمَ mazi meçhulün çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs عُلِمَ عُلِمَا عُلِمُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs عُلِمَتْ عُلِمَتَا عُلِمْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs عُلِمْتَ عُلِمْتُمَا عُلِمْتُنَّ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs عُلِمْتِ عُلِمْتُمَا عُلِمْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ عُلِمْتُ عُلِمْنَا

فَعُل babda eşinciBَkalıbında bulunan كَبُرَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs كَبُرَ كَبُرَا كَبُرُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs كَبُرَتْ كَبُرَتَا كَبُرْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs كَبُرْتَ كَبُرْتُمَا كَبُرْتُمْ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs كَبُرْتِ كَبُرْتُمَا كَبُرْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ كَبُرْتُ كَبُرْنَا

فَعُلَ babda Beşinci kalıbında bulunan كَبُرَ mazi meçhul fiilin çekimi olmaz. Çünkü lazım fiillerdir. Lazım fiillerin meçhul çekimi olmaz.

Dikkat:

Ancak harfi cer veya zarf vasıtasıyla lazım fiillerden de meçhul yapılabilir. Örnek: غُشِىَ عَلَيْهِ (bayıldı),ذُهِبَ مَعَهُ (onunla gidildi) gibi.

Lazım fiillerin meçhülleri harfi cer veya zarf vasıtasıyla tasrif edildiğinde müfred müzekker gaib çekimi değişmeyip ancak harfi cer veya zarfın bitiştiği zamirler değişir.

فَعِلَ babda altıncı kalıbında bulunan حَسِبَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs حَسِبَ حَسِبَا حَسِبُوا
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs حَسِبَتْ حَسِبَتَا حَسِبْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs حَسِبْتَ حَسِبْتُمَا حَسِبْتُمْ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs حَسِبْتِ حَسِبْتُمَا حَسِبْتُنَّ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ حَسِبْتُ حَسِبْنَا

Altıncı babda فَعِلَ kalıbında bulunan حَسِبَ mazi meçhul fiilin çekimi olmaz.

Dikkat:

A- Fiili maziler –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye en çok “diligeçmiş zaman” ile bazen de “mişligeçmiş zaman” ile tercüme edilir. Demek oluyor ki, hangisi daha uygun düşerse öyle tercüme edilir. Mesela كَتَبَ : yazdı yahut yazmış, كُتِبَ :yazıldı yahutyazılmış. Fiili maziler bazen de “dua kipi” anlamında gelir. Mesela رَحِمَ اللهُ : Allah rahmet etsin, قَتَلَ اللهُ : Allah öldürsün.

كَتَبَ : yazdı yahut yazmış كُتِبَ : yazıldı yahut yazılmış
رَحِمَ اللهُ : Allah rahmet etsin قَتَلَ اللهُ : Allah öldürsün

B- Fiili mazinin başına olumsuzluk edatı denilen مَا yahut لاَ gelirse, Türkçeye “diligeçmiş” veya “mişligeçmiş” zamanın olumsuzu ile tercüme edilir. Mesela: مَا كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış, مَا كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış, لاَ كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış, لاَ كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış.

مَا كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış مَا كُتِبَ: yazılmadı yahut yazılmamış
لاَ كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış لاَ كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış

Not: مَا ile لاَ harflerinin çekimde hiçbir değişiklik yapmadan fiili mazinin her çekiminin başına geçebilir. Ancak mazi menfinin مَا ile kullanılması daha çoktur.

MEHMUZUL FA

Mehmuzul Fa dört babdan gelir:
birinci babdan يَأْمُرُ أَمَرَ gibi.
İkinci babdan أَبَدَ يَأْبِدُ gibi.
Dördüncü babdan أَبِثَ - يَأْبَثُ gibi.
Beşinci babdan اَدُبَ يَأْدُبُ gibi.
Mehmuzul Fa’ların mazi malumu ve meçhulu tamamıyla sahihdeki gibi çekilir.

Muzari Fiil

Fiili Muzari, Direkt olarak maziden fakat dolaylı olarak mastardan türetilmiştir. Çünkü mazi mastardan türetilmiştir.

Fiil-i Muzari Mazi üzerine zaid olmak şartıyla evvelinde اَتَيْنَ harflerinden bir harf bulunandır.
Mesela:يَنْصُرُ تَنْصُرُ اَنْصُرُ نَنْصُرُ gibi.
Muzaraat harfi bütün babların Malumunda meftuhtur. Ancak Rubailerde mazmumdur. يُدَحْرِجُ gibi.

Muzarinin lamel fiilinden önceki harf Rubai, Humasi ve Südasilerde meksurdur. Ancak تَفَعَّلُ يَتَفَاعَلُ يَتَفَعْلَلُ babları müstesna. Bu bablarda meftuhtur.

Muzaraat harfi meçhulde mazmumdur. Sakinler hali üzerine sakin, diğerler ise meftuhtur. يُنْصَرُ

Malum ve meçhulde Fiil-i Muzariyi cezm edici ve nasb edici bir harf bulunmadığı müddetçe, lamel fiili (son harfi) mazmumdur. يَنْصُرُ، يُنْصَرُ gibi

Şimdiki ya da gelecek zamadaki bir duruma delalet eden fiildir (Türkçe’de geniş, zaman, şimdiki zaman veya gelecek zaman ile karşılanabilir.)
Muzari fiil, mazi fiilin başına muzarilik harflerinden (ا,ت,ى,ن) birinin dörtlü fiilde dammeli, diğerlerinde fethalı olarak getirilmesiyle elde edilir.
Örneğin:

Mazi fiil Muzari fiil
اَكْرَمَ يِكْرِمُ
سَمِعَ يَسْمَعُ
اِسْتَعْلْمَ يَسْتَعْلَمُ
1. Mazi fiil eğer üçlü ise birinci kök harfi sakin yapılır, ikinci kök harfi –sözlükte mazi fiili izleyen “u, a, i” harfleriyle gösterildiği şekilde; damme, fetha veya kesra olarak- harekelenir.
Örneğin:

Mazi fiil Muzari fiil Mazi fiil Muzarideki harekesi
كَتَبَ يَكْتُبُ
كَتَبَ u
فَتَحَ يَفْتَحُ
فَتَحَ a
جَلَسَ يَجْلِسُ
جَلَسَ i

Muzari fiil çekim tablosu

يَفْعُلُ babda birinci kalıbında bulunan يَكْتُبُ müzari fiilin çekimi şöyledir:

مُفْرَدٌ Tekil تَثْنِيَةٌ İkil جَمْعٌ Çoğul
مُذَكَّرٌ- غَائِبٌ Eril III Şahıs يَكْتُبُ يَكْتُبَانِ يَكْتُبُونَ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil III. Şahıs تَكْتُبُ تَكْتُبَانِ يَكْتُبْنَ
مُذَكَّر - غَائِبٌ Eril II. Şahıs تَكْتُبُ تَكْتُبَانِ تَكْتُبُونَ
مُؤَنَّثٌ – غَائِبَةٌ Dişil II. Şahıs تَكْتُبِينَ تَكْتُبَانِ تَكْتُبْنَ
I. Şahıs مُتَكَلِّمٌ اَكْتُبُ نَكْتُبُ

2. Mazi fiil, mezid ve başında eklenmiş bir ت harfi varsa, bu ت harfi olduğu gibi bırakılır.

Örneğin:
Mazi fiil Muzari fiil
تَعَلَّمَ يَتَعَلَّمُ
تَخَرَّجَ يَتَخَرَّجُ
3. Mazi fiil mezid ve başında eklenmiş bir hemze varsa, hemze atılır ve sondan bir önceki harf kesra ile harekelenir.

Örneğin:
Mazi fiil Muzari fiil
اَكْرَمَ يُكْرِمُ
اَعْلَمَ يُعْلِمُ
4. Muzari fiilin başına سَ veya سَوْفَ eklerinden biri gelirse fiil gelecek zaman anlamı kazanır.

Örneğin:
Muzari Gelecek zaman ekleri Gelecek zaman fiili
يَكْتُبُ سَ ، سَوْفَ سَيَكْتُبُ
يَخْرُجُ سَ ، سَوْفَ سَيَخْرُجُ
5. Muzari fiilin başına لَمْ veya لَمّاَ ekleri gelirse, fiil geçmiş zaman anlamı kazanır.

Örneğin:
Muzari Geçmiş zaman ekleri Geçmiş zaman fiili
يَكْتُبُ لَمْ ، لَمَّا لَمْ يَكْتُبْ ، لَمَّا يَكْتُبْ
يَخْرُجُ لَمْ ، لَمَّا لَمْ يَخْرُجْ ، لَمَّا يَخْرُجْ

NOT: لم gecmiş zamanın tamamında veya bir bölümünde bir işin yapılmadığını belirtir لمَّا ise geçmiş zamnın tamamında yapılmamış ama yapılma ihtimali olan işler için kullanılır lemma yensur henüz yardım etmedı ama yardım edebilir demektir.

Dikkat:

Mehmuzul Fa’ların muzari malumu –yalnız mütekellim vahdeh çekimi müstesna olmak üzere- sahih gibi çekilir.
Mütekellim vahdeh çekiminin ise اَءْ denilmeyip آ denilir. O halde يَأْمُرُ kelimesi يَكْتُبُ gibi çekilir (tasrif olunur), yalnız mütekellim vahdeh çekiminde çekiminde أَءْ مُرُ denilmeyip, آمُرُ denilir. İşte farkı bu kadardır.
Diğer babların muzari malumu da böyledir. Örnek: يَأْبِدُ fiili muzarinin mütekellim vahdeh çekimindeآبِدُ; يَأْبَثُ fiili muzarinin mütekellim vahdeh çekiminde آبَثُ; يَأْدُبُ fiili muzarinin vahdeh çekiminde آدُبُ denilir.

Dikkat:

Mehmuzul Fa’ların muzari meçhulü –yalnız mütekellim vahdeh çekimi müstesna olmak üzere- sahih gibi çekilir. Mütekellim vahdeh çekiminde ise اُهْ denilmeyip, اُو denilir. O halde يُأْمَلُ kelimesi يُكْتَبُ gibi çekilir. Yalnız mütekellim vahdeh çekiminde اُءْمَلُ denilmeyip, اُومَلُ denilir. İşte farkı bu kadardır.
Diğer babların muzari meçhulü de böyledir: اُومَتُ ، اُولَفُ gibi.

Muzari Mansub – Muzari Meczum

Mehmuzul Fa’ların muzari mansub ve meczumu sahih fiillerdeki kaideye tabidir.

İsmi Fail (ekten ortaç)

Fiilden türeyen ve fiili işleyene işaret eden isim yapısıdır.
Örneğin: كَتَبَ – كَاتِب
1. Üçlü fiilden فَاعِل kalıbından türer.
Örneğin: شَرِبَ – شَارِب
a. Eğer sadece fiilin ikinci kök harfi illet harfi ise, bu illet harfi hemzeye dönüşür. Örneğin: نَامَ – نَائِم
b. Eğer fiilin sadece son harfi illetli ise illet harfi atılır.
Örneğin: قَضَى – قَاضٍ
2. Mezid fiillerde ise, muzarilik harfinin yerini م alır ve sondan bir önceki harf kesra ile harekelenir.
Örneğin: يُكْرِمُ – مُكْرِمُ
Mazinin aynel fiiline bakılır. Aynel Fiilinin harekesi:
Meftuh ise; “نَاصِرٌ” (nâsırun) vezni üzere gelir. (1, 2. ve 3.bablar)
Mezmum ise; “عَظِيمٌ” vezni üzere gelir.
Meksur ise; Müteaddide “عَالِمٌ” vezni üzere, Lazımda ise “مَرِيضٌ” , “زَمِنٌ”, “اَحْمَرُ” ve “عَطْشَانَ” vezinlerinde gelir. (4 ve 6.bablar)

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
حُمْرٌ أحْمَرَانِ أحْمَرُ مُذَكَّرٌ Eril
حُمْرٌ حَمْرَوَانِ حَمْرَاءَ مُؤَنَّثٌ Dişil

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
عِطَاشٌ عَطْشَانَانِ عَطْشَانَ مُذَكَّرٌ
عِطَاشٌ عَطْشَيَانِ عَطْشَى مُؤَنَّثٌ

İsm-i Mef'ul (edilgen ortaç)

Fiilden türeyen, fiilden etkilenen şeye işaret eden isim yapısıdır. İsmi mef’ul müteaddi fiilden türer.

1. Üçlü mücerred fiilden مَفْعُول kalıbından türer.
Örneğin: كَسَرَ – مَكْسُور
a. Fiilin sadece ikinci kök harfi illetli harf ise (fiil ecvef ise) و harfi atılır.
Örneğin: صَانَ – مَصُون
b. Fiilin sadece ikinci kök harfi ي ise kalıptaki damme, kesraya dönüşür.
Örneğin: بَاعَ – مُبِيع
2. Mezid fiillerde ise, muzarilik harfinin yerini dammeli مُ alır ve sondan bir önceki harf fetha ile harekelenir.
Örneğin: كَرَّمَ – مُكَرِّم

Sülasinin bütün bablarında مَجْبُورٌ ve كَثِيرٌ vezni üzere gelir.
Mübalağa lazım vezinleri; جَهُولٌ, صِدِّيقٌ, كَذَّابٌ, غُفُلٌ, يَقُظٌ, مِدْرَارٌ, مِكْثِيرٌ, لُعَنَتٌ
لُعَنَتٌ kelimesinin aynel fiili sakin kılınarak, لُعْنَتٌ yapılırsa, İsm-i Mef'ul manasında olur.

Fiili mazi, fiili muzari, malumda ve meçhulde ondört vecih (siga) üzeredir. Bunlardan üçü gaib (eril), üçü gaibe (dişil), üçü muhatap (eril), üçü de muhataba (dişil)dir. İki tanesi ise ister erkek olsun ister dişi olsun Mütekellim içindir. Ancak Emir ve Nehiy’in malumlarında bu mütekellim için olan iki vecih (siga) gelmez.

İsmi Fail on vecih üzere gelir. Cemi müzekker (çoğul eril) döet lafızdır. Cemi müennes (çoğul dişil) ise 2 lafızdır.

İsmi Mef’ul yedi vecih üzere tasrif olunur. Cemi müzekker (çoğul eril) iki lafızdır. Cemi müennes (çoğul dişi) bir lafızdır.

Emir ve Nehiy

Emir ve Nehiy, Muzarinin lafzı üzerinedir. Bunlar meczumdurlar.

Cezim alâmetleri; Tesniye nunu’nun düşmesiyledir. Muzari يَنْصُرَانِ Emr-i Gaib لِيَنْصُرَا

Cemi müzekker nunu'nun düşmesiyledir. Muzari يَنْصُرُونَ Emr-i Gaib لِيَنْصُرُوا

Müfret müennes muhataba nu’nunun düşmesiyledir.
Diğerlerinde Sahih olan lamel fiilinin sükunu ve illetli olan lamel fiilinin düşmesiyledir. Cemi müennes nunu müstesna, çünkü bu cemi müennes nunu cezim halinde de cezm halinin dışında da sabittir.

Emr-i Hazır:

Muzari fiilden elde edilir:
1. Üçlü fiilde, baştaki muzarilik harfi atılır, yerine hemze getirilir. Muzari fiildeki kök harfinin harekesi
a. Damme ise; ilave edilen hemzenin harekesi damme olur.
Örneğin: يَنْصُرُ – اُنْصُرْ
b. Fetha veya kesra ise, ilave hemzenin harekesi kesra olur.
Örneğin: يَعْلَمُ – اِعْلَمْ ، يَجْلِسُ – اِجْلِسْ

Emir fiil

جَمْعٌÇoğul تَثْنِيَةٌİkil مُفْرَدٌTekil
اُكْتُبُوا اُكْتُبَا اُكْتُبْ مُذَكَّرٌ - Eril
اُكْتُبْنَ اُكْتُبَا اُكْتُبِي مُؤَنَّثٌ - Dişil

Mastarlara göre emir kipleri

Emir Mastar Emir Kalıp Mastar Kalıp
اَكْرِمْ اَكْرَمَ اَفْعِلْ اَفْعَلَ
كَلِّمْ كَلَّمَ فَعِّلْ فَعَّلَ
قَاتِلْ قَاتَلَ فَاعِلْ فَاعَلَ
اِشْتَرِكْ اِشْتَرَكَ اِفْتَعِلْ اِفْتَعَلَ
اِسْتَغْفِرْ اِسْتَغْفَرَ اِسْتَفْعِلْ اِسْتَفْعَلَ

• İSMİ MERRA: Ait olduğu fiilin bir kere oluşunu gösteren isimdir.
1. Üçlü fiilden فَعْلَة kalıbından gelir. Örneğin: ضَرَبَ – ضَرْبَة
2. Mezid fiilden mastarının sonuna eklenen ة ile gelir: Örneğin: اِنْتَلَقَ – اِنْتِلاَقَة

Emri hazır, muzarinin müfret müzekker muhatabından, Muzaraat harfinin düşmesiyledir. Muzaraat harfinden sonraki harf sakin ise evveline hemze-i vasıl getirilir. Eğer harekeli ise ahiri sakin kılınır.

تَنْصُرُ muzarat harfi hazf olundu, muzaraat harfinden sonraki harf sakin olduğu için hemze-i vasıl dahil oldu, aynel fiiline teb’an zamme ile harekelendi, ahiri vakıf üzerine mebni kılındı اُنْصُرْ oldu.
تُعِدْ muzaraat harfi hazf olundu, sonraki harf harekeli olduğu için ahiri (sonu) sakin kılındı عِدْ oldu.

Dikkat:

Mehmuzul Fa’ların emri hazırı malumu üç şekil üzere gelir:
1. Birinci ve beşinci babın emri hazır malumu اُوعُلْ şeklinde gelir. Örnek: اَمَلَ den اُومُلْ; اَدُبَ den اُودُبْ gibi.
2. İkinci babın emri hazır malumu اِيعِلْ şeklinde gelir. Örnek: اَمَتَ den اِيعِتْ gibi.
3. Dördüncü babın emri hazır malumu اِيعَلْ şeklinde gelir. Örnek: اَلِفَ den اِيلَفْ gibi.
Mehmuzul Fa’ların emri hazır malumu şekilce sahih fiilinkinden farklı ise de yine sahih gibi çekilir.

Birinci babdan:

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
اُومُلُوا اُومُلاَ اُومُلْ مُذَكَّرٌ
اُومُلْنَ اُومُلاَ اُومُلِى مُؤَنَّثٌ

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
اُودُبُوا اُودُبَا اُودُبْ مُذَكَّرٌ
اُودُبْنَ اُودُبَا اُودُبِى مُؤَنَّثٌ

İkinci babdan:

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
اِيمِتُوا اِيمِتَا اِيمِتْ مُذَكَّرٌ
اِمِتْنَ اِيمِتَا اِيمِتِى مُؤَنَّثٌ

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
اِيمِتُوا اِيمِتَا اِيمِتْ مُذَكَّرٌ
اِمِتْنَ اِيمِتَا اِيمِتِى مُؤَنَّثٌ

Dördüncü babdan:

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
اِيلَفُوا اِيلَفَا اِيلَفْ مُذَكَّرٌ
اِيلَفْنَ اِيلَفَا اِيلَفِى مُؤَنَّثٌ

Birinci babdan olan اَمَرَ، اَكَلَ، اَخَذَ fiili mazi kelimelerinin emri hazır malumu anlatılan umumi kaideden müstesnadır. Yani bunların emri hazır malumunda yukarıda anlatılan kaideye göre اُوكُلْ، اُوخُذْ،اُومُرْ denilmesi icap ederdi. Fakat böyle söylenmemiştir. Belki اُو harfi atılarak مُرْ، كُلْ، خُذْ denilmiştir.
Ancak bunların çekimi sahih fiilerdeki kaideye uygundur:

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
خُذُوا خُذَا خُذْ مُذَكَّرٌ
خُذْنَ خُذَا خُذِى مُؤَنَّثٌ

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
مُرُوا مُرَا مُرْ مُذَكَّرٌ
مُرْنَ مُرَا مُرِى مُؤَنَّثٌ

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
كُلُوا كُلاَ كُلْ مُذَكَّرٌ
كُلْنَ كُلاَ كُلِى مُؤَنَّثٌ

Te’kit Nun’u

Te’kit Nun’u (Nûnu Müşeddede): Emir ve Nehiy’in malumunda ve meçhulünde cemisi üzerinedir.

Nun’u Muhaffefe’de böyledir ama Nun’u Muhaffefe, Tesniye ve cemi müennese dâhil olmaz.

Emri Gaib Nun’u Müşeddede;

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
لِيَنْصُرونَّ لِيَنْصُرَانِّ لِيَنْصُرَنَّ مُذَكَّرٌ
لِتَنْصُرْنَانِّ لِتَنْصُرَانِّ لِتَنْصُرَنَّ مُؤَنَّثٌ

Emr-i Gaib Nun’u Muhaffefe;
Müfret Müzekker: لِيَنْصُرَنْ
Müfret Müennes: لِيَنْصُرُنْ
Cemi Müzekker: لِتَنْصُرَنْ

Emri Hazır Nun’u Müşeddede;

جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
اُنْصُرُنَّ اُنْصُرَانِّ اُنْصُرَنَّ مُذَكَّرٌ
اُنْصُرْنَانِّ اُنْصُرَانِّ اُنْصُرِنَّ مُؤَنَّثٌ

Emri Hazır Nun’u Muhaffefe;
Müfret Müzekker muhataba: اُنْصُرَنْ
Cemi Müzekker muhataba: اُنْصُرُنْ
Müfret Müennes muhataba: اُنْصُرِنْ

MÜCERRED VE MEZİD
Fiiller oluşum bakımından, mücerret ve mezid olmak üzere iki kısma ayrılır. Mücerret ve mezid fiillerin her biri ya salim olur ya gayri salim olur.
MÜCERRED FİİL:
Bütün harfleri asli olan, kendisinde Zait harf bulunmayan Yani sadece kök harflerinden oluşan fiillerdir. Mücerret fiilin asli harfleri üç ise ona sülasi mücerred denir.جمع ؛ نصر؛ كتب gibi. Mücerret fiillerin asli harfleri dört ise ona da rubai mücerred denir. دحرج ؛ دربح gibi.

Sülasi (Üçlü) mücerred fiil

Muzari Mazi Muzari Kalıp Mazi Kalıp
يَنْصُرُ نَصَرَ يَفْعُلُ فَعَلَ
يَجْلِسُ جَلَسَ يَفْعِلُ فَعَلَ
يَفْتَحُ فَتَحَ يَفْعَلُ فَعَلَ
يَعْلَمُ عَلِمَ يَفْعَلُ فَعِلَ
يَحْسَبُ حَسِبَ يَفْعَلُ فَعِلَ
يَكْرُمُ كَرُمَ يَفْعُلُ فَعُلَ

MEZİD FİİL:
Kedisinde asli (kök) harflerden hariç bir, iki veya üç harf artırılarak oluşmuş fiillerdir.

Bindirdi أركب bindi ركب
İzin istedi إستأذن izin verdi أذن
Sarsıldı تزلزل salladı زلزل

Dörtlü mezid
Mastar Muzari Mazi
تَفْعِيل يُفَعِّلُ فَعَّلَ
اِفْعَال يَفْعِلُ اَفْعَلَ
مُفَاعَلَة ، فِعَال يُفَاعِلُ فَاعَلَ

Beşli mezid

Mastar Muzari Mazi
اِنْفِعَال يَنْفَعِلُ اِنْفَعَلَ
اِفْتِعَال يَفْتَعِلُ اِفْتَعَلَ
تَفَعَّل يَتَفَعَّلُ تَفَعَّلَ
تَفَاعُل يَتَفَاعَلُ تَفَاعَلَ
اِفْعِلاَل يَفْعَلُّ اِفْعَلَّ

Altılı mezid

Mastar Muzari Mazi
اِسْتِفْعَال يَسْتَفْعِلُ اِسْتَفْعَلَ

• Mücerred fiile bazı harflerin ilave edilmesiyle fiil yeni bir anlam kazanır, fakat her fiil istenilen mezid fiil kalıbına sokulamaz, sadece Arapların kullandığı kalıp kullanılabilir. Hangi kalıpların kullanıldığını tespit için sözlüğe başvurulmalıdır.
• Mezid fiillerin mücerred fiile kazandırdığı başlıca anlamlar şunlardır:
1. اَفْعَلَ ve فَعَّلَ : geçişlilik
2. فَاعَلَ ve تَفَاعَلَ : işdeşlik
3. اِفْتَعَلَ ، اِنْفَعَلَ ve تَفَعَّلَ : dönüşlülük
4. اِفْعَلَّ : bir sıfat ile nitelenme: اِصْفَرَّ
5. اِسْتَفْعَلَ : isteme: اِسْتَغْفَرَ

• Nesne alıp almaması açısından fiil, “lazım” ve “müteaddi” olarak ikiye ayrılır.
1. Lazım fiil (Geçişsiz fiil): Mef’ule ihtiyaç duymayan fiildir.
2. Müteaddi (Geçişli fiil): Mef’ul bih sarih olmadan tam bir anlam ifade etmeyen fiildir.
Fiil mizaç, şekil, renk, kusur, temizlik, pislik, doluluk ya da boşluğa işaret ediyorsa lazim fiildir.
Şu kalıplardaki fiiller daima lazım fiildir: فَعُلَ ، اِفْعَلَّ ، اِنْفَعَلَ ، اِفْعَالَّ
Şu kalıplardaki fiiller genellikle lazım fiildir: تَفَعَّلَ ، تَفَاعَلَ ، اِفْتَعَلَ
Şu kalıplar genellikle müteaddidir: فَعَّلَ ، اَفْعَلَ ، فَاعَلَ ، اِسْتَفْعَلَ
• Mücerret üçlü fiillerin mastarları seamidir, sözlüklere başvurulmak suretiyle öğrenilir; bununla birlikte şu genellemeler söz konusudur:
1. فِعَالَة bir meslek veya zenaata işaret eder. Örneğin: زَرَعَ – زِرَاعَة
2. فَعَلاَن bir harekete işaret eder. Örneğin: هَاجَ – هَيَجَان
3. فُعْلَة renge işaret eder. Örneğin: خَضِرَ – خُضْرَة
4. فُعَال rahatsızlık veya hastalığa işaret eder. Örneğin: سَعَلَ – سُعَال
5. فُعَال ve فَعِيل sese işaret eder. Örneğin: نَبَحَ – نُبَاح ، زَأَرَ-زَئِير
6. فَعِيل yolculuk ve seyre işaret eder. Örneğin: رَحَلَ- رَحِيل
7. فَعُلَ kalıbının mastarı فُعُولْة، فَعَالَة ، فَعَل . Örneğin: سَهُلَ – سُهُولَة
8. فَعَلَ kalıbındaki lazım fiilin mastarı فُعُول dür. Örneğin: جَلَسَ – جُلُوس
9. فَعَلَ veفَعِلَ kalıbındaki müteaddi fiilin mastarı: فَعْل
VEZİN MEVZUN

Arapçada fiil ve isimlerin kendilerine mahsus bir takım sığaları vardır. Bu sığaları gösterebilmek için (فعل)
(فعل ) kalıp kökünden kelimeler türetilir ve fiillerle isimlerin asıl sığaları bu yapının kelimelere tatbik edilerek
artırılmaya çalışılır. Binaenaleyh (فعل ) mastarından yapılan kelimelere vezin (ölçü) vezne uygun kelimelere mevzun (ölçülmüş) denir. Kelimenin yapısını yani asli ve Zait harfleri bilebilmek için vezni iyi bilmek lazımdır.
Sülasilerin asli harfleri daima ( فعل ) rubai mücerretlerin asli harfleri ise ( فعلل) harflerine tatbik edilir.
Binaenaleyh hangi kelime olursa olsun asli harflerinden birincisine "faul fiil" ikincisine "aynel fiil" üçüncüsüne sülaside "lamel fiil" rubaide ise üçüncü harfe "lamul ula "dördüncü harfine de "lamu’s-Sani" denir.

فَعَلَ فَعْلَلَ

MEVZUNLARİ VE VEZİNLERİ TATBİK EDERKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
1-Vezin ve mevzun harfleri birbirine müsavi olmalı.
فَعَلَ = نَصَرَ فَعْلَلَ = دَحْرَجَ
2-Vezin ve mevzunlarındaki asli ve zaid harflerin hareke ve sükûnları diğerinin aynısı olmalı.
فَعِلَ يَفْعَلُ فَاعِلٌ مَفْعُولٌ vezin
لَعِبَ يَلْعَبُ لاعِبٌ مَلْعُوبٌ mevzun
3- veznin neresinde zaid harf var ise mevzunun da orasına o zaid harf aynen ilave edilir.
إفْتَعَلَ = إرْتَفَعَ تَفَعْلَلَ = تَجَلْبَبَ
4- bir tarafın madde-i asliyesinde mükerrer harf var ise diğer taraftan ona mukabil gelen madde-i asliye de mükerrer olmalıdır. فَرَّحَ = فَعَّلَ فَرْرَحَ ، gibi. Bu misalde zaid harf asli harflerden ( ر ) harfidir. Bu nedenle vezinde ( فَعْرَلَ ) denmez. Vezinde de mevzundaki mükerrer zaid harfe mukabil olan harf ( ع ) mükerrer olur ve ( ع ع لف ( ( فَعَّلَ ) denir.

ASLİ VE ZAİT HARFLER

Bir kelimeyi meydana getiren bir kelimenin kökü olan harflere asli harfler denir.قَبِحَ ve حَسُنَ gibi. Gerek fiillerin ve gerekse isimleri bu asli harflerine çeşitli sebeplerle ilave edilen harflere zait harfler denir. - يَرْكَعُ رَكَعَ gibi.

Zaid harfler 10 tane olup ( اَلْيَوْمَ تَنْسَاهُ ) (bu gün onu unutursun) veya ( سَألْتُمُونِيهَا ) (onu benden sordunuz) manasına gelen cümlede toplanmıştır. Bu harflerin bazı kelimelere ziyadesi kıyasi(kaide ile/ kurallı) ve diğer bazı kelimelerde sema-i dir. (Araplardan işitildiği gibi ezberlenip öylece kullanılan bir kurala bağlı olmayan ) kıyasi olanları sırası geldikçe izah edilecektir.

Bir harfin zaid olmadığını anlamak için onu kaldırırız. Kaldırdığımız zaman kelimenin asıl manası bozulursa o harf zaid değildir. Bozulmazsa zaid dir.
نَزَلَ indi أنْزَلَindirdi
وَسْوَسَ vesvese verdi سَوَسَ mana bozuldu

Bir fiilde zaid harf bulunmasa o fiile mücerret fiil denir. Bulunanlara da “mezidün fih, zu ziyade” (ziyadeli)denir.

FİİLLERİN BABLARI

Fiillerin ya mücerret veya mezidün fih olduklarını, mücerret fiiller de sülasi ve rubai olmak üzere iki kısma ayrılır. Şimdi bunları ayrı ayrı izah edelim.

SÜLASİ MÜCERRET FİİLLER

Sülasi mücerret filer 6 babdır. Bab lügatte; kapı, giriş manasına gelir. Sarfta; bölüm ve fasıl demektir. Sülasi mücerretten olan fiiller mazi ve muzarilerinde aynel fiilinin altı çeşit olup bunlardan her birine bab denir.

BİRİNCİ BAB:

Vezni: فَعَلَ يَفْعُلُ mevzunu: نَصَرَ يَنْصُرُ alameti: aynel fiili mazide meftuh muzaride mazmum olmaktır. Binası: (fiilin mana yapısı); birinci babdan olan fiillerin ekserisi müteaddi, bazısı da lazım için olur.

MÜTEADDİ:

Geçişli fiil demektir. Fail (fiili bildirdiği işi yapan) başkasına (mefulün bih, üzerine failin işi vaki olan kimse) tesir ederse o fil müteaddidir. Yani mefullerini doğrudan doğruya alan fiillerdir ki bu fiillere müteaddi fiil denir.

Misal: نَصَرَ زَيْدٌ عَمْرًا Zeyd Amr’a yardım etti. Bu misalde (نَصَرَ) fiil (زَيْدٌ ) faildir. Çünkü yardım işini yapandır. (عَمْرًا) mefulü bih dir. Çünkü yardım işi ona olmuştur.

LAZIM:

Geçişsiz fiil demektir. Failin işi mefulü bihe tesir etmese o lazım fiildir. Diğer bir ifade ile mefulü bih almayan veya doğrudan doğruya meful almayıp ancak bazı edatlar yardımıyla mefulü bih alan fiillerdir.

Misal: خَرَجَ زَيْدٌ Zeyd çıktı. Bu miselde (خَرَجَ ) fiil (زَيْدٌ) faildir. Mefulü yoktur.

NOT:

a- Failler merfu (ötreli) mefulü bihler meftuh (üstün) okunur.
b- Lazım fiillerin meçhulleri olmaz. Ancak harfi cer, zarf veya mastar vasıtasıyla lazım fiillerin meçhulleri yapılabilir. ذُهِبَ بِهِ ذُهِبَ مَعَهُ
c- Bazı sülasi fiiller, sadece meçhul olarak kullanılmaktadır. بُهِتَ ، غُشِيَ ، عُنِيَ gibi.
d- Ecvefi vavi, nakısı vavi ve müteaddi olan muzaaf fiiller genellikle birinci babdan gelirler.
Ecvefi vavi: قَلَ (قَوَلَ) يَقُولُ
Nakısı vaviدَعَا ( دَعَوَ) يَدْعُو
Muzaaf: مَدَّ (مَدَدَ) يَمُدُّ
İKİNCİ BAB:

Vezni: mevzunu: alameti: mazide aynel fiili meftuh (üstün) müzaride meksur (esre) olmaktır. Binası: bu babdan olan fiillerin ekserisi müteaddi bazısı da lazım için olurlar.
Müteaddiye misal: (ضَرَبَ زَيْدٌ عَمْرًا ) Zeyd Amr’ı dövdü. Lazıma misal: (جَلَسَ زَيْدٌ) Zeyd oturdu.

NOT:

Misali vavi, Ecvefi yai, nakısı yai ve lazım olan muzaaf fiiller genellikle bu babdan gelirler.
Misali vavi: وَعَدَ يَعِدُ
Ecvefi yai: صَار يَصِيرُ
Nakısı yai: رَمَا يَرْمِي
Muzaaf: فَرَّ يَفِرُّ

ÜÇÜNCÜ BAB:

Vezni: فَعَلَ يَفْعَلُ mevzunu: فَتَحَ يَفْتَحُ alameti: mazide ve müzaride aynel fiili üstün olmaktır. Sülasi bir fiil bu babdan gelebilmesi için aynel fiilinde veya lamel fiilinde ( حُرُوفُ الحَلْقِ ) boğaz harfleri diye adlandırılan ( أ ح خ ع غ ه ) harflerden birinin bulunması şarttır. Fakat bu boğaz harflerinden bulunan her fiilin üçüncü babdan gelmesi şart değildir. Mesela: (- دَخَلَ قَعَدَ ) fiilleri birinci, ( شَهِدَ يَشْهَدُ) fiili dördüncü babdandır. ( أبَي يَأبَي يَرْكًنُ رَكَنَ) fiillerinin aynel fiilinde veya lamel fiilinde Hurufi halktan (boğaz harflerinden) biri bulunmadığı halde şaz (kural dışı) olarak üçüncü babdan gelirler.
Binası: bu babdan olan fiillerin ekserisi müteaddi bazısı da lazım için olur.
Müteaddiye misal: فَتَحَ زَيْدٌ البَابَ Zeyd kapıyı açtı. Lazıma misal: زَيْدٌ ذَهَبَ Zeyd gitti.

DÖRDÜNCÜ BAB:

Vezni: يَفْعَلُ فَعِلَ mevzunu: يَعْلَمُ عَلِمَ alameti: mazide aynel fiili meksur müzaride meftuh olmaktır. Binası: bu babdan olan fiillerin ekserisi müteaddi bazısı da lazım için olur. Müteaddiye misal: عَلِمَ زَيْدٌ المَسْءَلَةَ Zeyd bir meseleyi bildi. Lazıma misal: وَجِلَ زَيْدٌ Zeyd korktu. (ürperdi)

NOT:

Sevinç, üzüntü, hastalık, tokluk ve susuzluk gibi devamlı olmayan hale delalet eden fiiller genellikle bu babdan gelir. فَرِحَ ‘ مَرِضَ ‘ شَبِعَ ‘ طَمِيء ‘ سَوِدَ ibi.

BEŞİNCİ BAB:

Vezni:فَعُلَ يَفْعُلُ mevzunu: حَسُنَ يَحْسُنُ alameti: mazide ve muzaride aynel fiili mazmum (ötre) olmaktır. Binası: bu babdan olan fiiller sadece lazım için olurlar. Misal: زَيْدٌ حَسُنَ Zeyd güzel oldu.

NOT:

Meth veya zemmedilen huy, şeciye ve tabiat gibi devamlı olan bir hale delalet eden fiiller genellikle beşinci babdan gelirler. جَمُلَ ‘ شَرُفَ ‘ قَبُحَ ‘ كَرُمَ Gibi.

ALTINCI BAB:

Vezni: فعِلَ يَفْعِلُ mevzunu: حَسِبَ يَحْسِبُ alameti: mazide ve müzaride aynel fiili meksur olmaktır. Binası: bu babdan olan fiillerin ekserisi müteaddi bazısı da lazım için olur. Müteaddiye misal: حَسِبَ زَيْدٌ عَمْرًا فَاضَلًا Zeyd Amr’i faziletli zannetti. Lazıma misal وَرِثَ زَيْدٌ Zeyd varis oldu.

NOT:
a- Bu babdan gelen lazım fiiller çok az olup, hepsi misal fiillerdir.
وَرِثَ ‘ وَثِقَ ‘ وَلِيَ ‘ وَرِمَ ‘ وَمِقَ ‘ وَرِعَ ‘ وَرِكَ ‘ وَرِيَ ‘ وَمِمَ ‘ وَعِمَ ‘ وَعِق
b- Bu babadan gelen fiil ef’ali kulubden olursa 2 meful alır. Eğer if’al babana nakledilirse bu fiiller 3 meful alır.
MİSAL: عَلِمَ زَيْدٌ عَمْرًا فَاضَلًا Zeyd Amr’ı faziletli bildi

İLLET HARFLERİ DİYE BİLİNEN ( و ي ا ) HARFLERİNDEN TEŞKİL ETMESİ HALİNDE FİİLLERİN BABLARA GÖRE TAKSİMİ NASILDIR?

a- ي fiilin orta veya son harflerini teşkil edip ikinci harf de üstün ise fiil ikinci babdandır صَارَ يَصِيرُ بَاعَ يَبِيعُ
b- و fiilin orta veya son harflerini teşkil ediyorsa fiil daima birinci babdandır. قَالَ يَقُولً دَعَا يَدْعَو
c- و fiilin birinci harfini teşkil ediyorsa fiil genellikle ikinci babdandır. وَعَدَ يَعِدَ
d- Son harfi ayın cinsinden olan müteaddi fiiller çoğunlukla birinci babdandır.مَدَّ يَمُدُّ
Lazım olursa ikinci babdandır. فَرَّ يَفِرُّ
Babların bu şekilde tertibi fiillerin çoğunluğuna göre yapılmıştır. Babların kolaylıkla ezberlenmesi için aynel fiilinin mazi ve muzarideki harekesi şöyle sıralanmıştır.

Fethu, zammun فَعَلَ يَفْعُلُ
Fethu, kesrun فَعَلَ يَفْعِلَ
Fethetan فَعَلَ يَفْعَلُ
Kesru fethun فَعِلَ يَفْعَلُ
Zammu zammun فَعُلَ يَفْعُلَ
Kesratan فَعِلَ يَفْعِلُ
Üç harfli fiilleri mazi ve muzari olarak tanıtırken, mezid bablarda mastarlarında tanıtıyoruz. Neden?
Üç harfli fiillerin mastarı semaidir. Belirli bir düzen yoktur. Ama mezid babların mastarlarında belirli bir düzen olduğundan tanıtımı olabilir.

NOT:

1- Sülasi mücerret fiilleri en çok bir, iki ve dördüncü babdan gelir. Bu yüzden bu bablara الدَعَائِمُ tabir olunur.
2- Sülasi mücerret fiillerin hangi babdan geldikleri ancak lügat-a veya bir bilene müracaatla öğrenilebilir.
3- Sülasi mücerret fiillerin mastarları kıyasi olmayıp sema-i dir. Fiilden fiile değişirنَصَرَ نَصْرًا خَرَجَ خُرُوجًا
Sülasi mücerret bir fiilin mastarını öğrenmek için lügate müracaat etme lazımdır. Bu sebepten sülasi mücerret fiillerini mazi, muzari ve mastarlarıyla birlikte ezberlememiz lazımdır.

SÜLASİ MÜCERRED ÜZERİNEZİYADE KILINANLAR

Sülasi mücerret üzerine ziyade kılınanlar üç kısımdır.

1. Kısım sülasi mücerret üzerine bir harf ziyade kılınanlar. Bunlara mezidün fih ruba-i (dörtlü ziyadeli fiil) كَرُمَ ــــــــ أكْرَمَ
2. Kısım: sülasi mücerret üzerine iki harf kılınan bunlara mezidün fih humasi. (beşli ziyadeli fiil) denir. كَسَرَ ـــــــــ إنْكَسَرَ
3. Kısım: sülasi mücerret üzerine üç harf ziyade kılınanlar bunlara mezidün fih südasi (altılı ziyadeli fiil) denir. خَرَجَ ــــــــ إسْتَخْرَجَ

BİRİNCİ KISIM

SÜLASİ MEZİDÜM FİH RUBA-İ
Sülasi mücerret üzerine 1 harf ziyadesiyle meydana gelen fiiller üç babdır.

BİRİNCİ BAB:

Vezni: ( أفْعَلَ يُفْعِلُ إفْعَالًا ) mevzunu: ) أكْرَمَ يُكْرِمُ إكْرَامًا ) alameti: Sülasi mücerret bir fiili bu baba naklede bilmek için; sülasi mücerret fiilin başına bir hemze ziyade edilir. Binası: bu babdan olan fiillerin ekserisi müteaddi bazısı da lazım için olur. Müteaddiye misal:
أكْرَمَ زَيْدٌ عَمْرًا Zeyd Amr’a ikram etti. Lazıma misal: أصْبَحَ زَيْدٌ Zeyd sabahladı.
Sülasi mücerret bir fiil şu sebeplerden biriyle nakledilir.

1- lazım fiili müteaddi yapmak için;
( أسْئَمَ زَيْدٌ بَكْرًا ) Zeyd Bekir-i usandırdı ( سَئِمَ زَيْدٌ ) Zeyd usandı

Bu baba nakledilen fiil müteaddi ise, teati ( geçiş, tesir) derecesi artar. 2 veya 3 tane mefulün bih alır. رَكِبَ عَلِيٌّ حِصَانًا) ) Ali ata bindi (أرْكَبَ عَلِيٌّ زَيْدًا حِصَانًا) Ali Zeyd-i ata bindirdi
(أعْلَمَ عَلِيٌّ بَكْرًا عَمْرًا فَاضِلًا)

2- duhul için: buda isimden fiil türettiği zaman olur ve o ismin gösterdiği manaya o yere gitmeyi ifade eder.( العْرَاقُ أعْرَقَ زَيْدٌ ) Zeyd ırak’a gitti (الصَّبَح أصْبَحَ زَيْدٌ ) Zeyd sabahladı

3- sayrureti (dönüşmek, halden hale geçmek ) ifade etmek için; ( أفْرَقَ زَيْدٌ ) Zeyd fakirleşti
4- haynuneti (bir şeyin vakti gelmek )ifade etmek için; ( أحْسَدَ الزَّرْعَ ) ekin biçilme zamanı geldi.
5- izaleyi (gidermek, ortadan kaldırmak ) ifade etmek için; ( أشْكَيْتُهُ ) ondan şikâyeti giderdi. ( شَكَاهُ ) Onu şikâyet etti.
6- kesreti (çokluk, çoğalmak) ifade etmek için; ( أللَبَنَ الرَّجُلُ ) adamın çok sütü oldu ( لَبَنٌ ) süt
7- vicdan (mefulü bir sıfat üzere bulmak) ifade için; ( أبْخَلَ زَيْد بَكْرًا ٌ ) Zeyd Bekir-i cimri buldu. ( بَخَلَ بَكْرٌ ) Bekir cimri oldu.
8- mübalağayı ifade etmek için; ( أشْغَلَ زَيْدٌ عَمْرًا ) ağaç Zeyd Amr-ı meşgul etti ( شَغَلَ زَيْدٌ ) Zeyd meşgul oldu
9- bazı isimlerden türetmek için; ( أثْمَرَ الشَّجَرُ ) ağaç meyve verdi ( ثَمَرٌ ) meyve ( أوْرَقَ الشَّحَرَ ) yapraklandı
10- mefulü fiilin asli manasını yapmaya zorlamayı ifade için; ( أكْذَبَ الشُّرْطِيُّ الرَّجُلَ )
11- arz etmeyi ifade etmek için; ( أبَاعَ التَّاجِرُ مَالَهُ ) tacir malını (satmak için) arz etti.

NOT:

a.) Bu babın binasının ifade ettiği bu manalara ( أفْعَلَ ) nin ifade ettiği manalar denir.
b.) Bütün mezidün fih fiillerin mastarları, kıyasidir. Binaenaleyh bu fiiller mastarlarına göre adlandırılırlar. Mesela; ( أشئم ) İfal babından fiili mazidir denir.
c.) Ecvef fiiller bu baba nakledildiği zaman mastarı ( إفَالَةً ) vezninden olur. Misal;(أرَادَ يُرِيدُ إرَادَةً )

Bir amil tarafından etkileniyorsa mesela meful makamında ise üstün olarak gelir. Başıboş ise her harekeyi alabilir.
d.) ziyadeli fiillerin çekiminde ismi alet, ismi tasğirin ve mübalağa ismi failin çekimi yapılmaz.

İKİNCİ BAB

Vezni: فَعَّل يُفَعِّلُ تَفْعِيلًا ‘ تَفْعِيلَةً mevzunu: فَرَّح يُفَرِّحُ تَفْرِيحًا ‘ تَفْرِيحَةً Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin faal fiili ile aynel fiili arasına aynel fiili cinsinden bir harf ziyade edilir. Yani aynel fiili şeddelenir. Binası;
1- Lazım fiili müteaddi yapmak için فَرَّح زَيْدٌ بَكْرًا Zeyd Bekir-i sevindirdi.

Bu baba nakledilen fiil müteaddi ise teaddi derecesi artar. Yani 2 meful alır. ( عَلِمَ زَيْدٌ المَسْءَلَةَ ) Zeyd meseleyi bildi ( عَلَّمَ زَيدٌ بَكْرًا قُرْآنًا ) Zeyd Bekir-e kur-an öğretti.

2- Teksir( çokluk ) delalet etmek için. Çünkü harfin ziyadeliği mananın ziyadeliğine delalet eder. ( قَطَّعَ )Parça parça yaptı ( قَطَعَ ) kesti ( مَزَّقَ ) parçaladı ( مَزَقَ ) yırttı
Bu teksirlik manası
a) bazen fiilde olur. ( طَوَّفَ زَيْدٌ الكَعْبَةَ ) Zeyd Kâbe’yi çokça tavaf etti. Bu misalde çokluk manası fiile verilir.

b) bazen failde olur. ( مَوَّتَ الإبِلُ ) Develer öldü pek çok deve öldü.
Bu misale deve çok kere öldü demek doğru olmadığı için çokluk manası faile verilir.
c.) bazen de mefulde olur. ( غَلَّق زَيْدٌ البَابَ ) Zeyd pek çok kapıyı kilitledi/ kapattı. Bu misalde çokluk manası mefule verilir.
3- Bazı isimlerden fiil türetmek için kullanılır. ( جَلَّدَ عَلِيٌّ كِتَابًا ) Ali kitabı ciltledi. ( جِلْدٌ ) cilt, deri ( خَيَّمَ ) çadır kurdu ( خَيْمٌ ) çadır
4- Meful’ü bih-i fiilin aslına nispet etmek için kullanılır. ( كُفَّرَ زَيْدٌ مُنْكِرًا ) Zeyd münkiri küfre nispet etti.
5- Bir şeyi izale etmek için kullanılır. ( قَشَّرْتُ الفَاكِحَةَ ) meyveyi soydum. ( قَرَّشَ زَيْدٌ عُرْدًا ) Zeyd odunun kabuğunu soydu.
6- Sayrureti (dönüşmek, halden hale geçmek) ifade için kullanılır. ( حَجَّرَ الطِينُ أيْ صَارَ الطِينُ حَجَرًا )
7- Duhul ifade etmek için kullanılır. ( جَمَّعَ الرَّجُلُ ) adam cumada bulundu.
8- Bir cümleyi kısaca ifade etmek için kullanılır. ( سَبَّحَ أيْ قَالَ سُبْحَانَ اللهِ )

İfal ve tefil babları arasındaki fark: tefil babanın ağır ağır olmasıdır. Mesela ( أنْزَلَ ) indirdi ( نَزَّلَ ) ağır ağır indirdi. ( نَزَّل القُرْآنَ تَنْوِيلًا ) kalplere iyice yerleşsin diye kur’an-ı yavaş yavaş indirdi.

NOT:

Lamel fiili illetli veya hemzeli fiiller bu baba nakledildiğinde mastarları ( تَفْعِيلَةً ) vezninde gelir. Bu konu ile ilgili teferruat mastar bahsinde verilmiştir.

ÜÇÜNCÜ BAB.

Vezni: فَاعَلَ يُفَاعِلُ مُفَاعَلَةً وَفِعَالًا وَفِيعَالًا mevzunu: قَاتَلَ يُقَاتِلُ مُقَاتَلَةً وَقِتَالًا وَقِيتَالًا Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin faal fiili ile aynel fiili arasına bir elif ziyade edilir.
Binası: iki kişi arasında ortaklık (işdeşlik) içindir. ( قَاتَلَ زَيْدٌ عَمرًا ) Zeyd Amr ile savaştı
Müşareket bazen tek taraflı olur. ( عَقَبْتُ اللِصَّ ) Hırsızı yakaladım ( طَارَقْتُ النَّعْلَ ) nalini kırdım

Bu durumda fiil aştan fail mukabelede bulunanda mefulü fih ulur.
2. Tesir için olur: ( ضَاعَفَ أحْمَدُ ) Ahmet çok zayıfladı.
3. Müteaddi için olur: ( عَافَكَ اللهُ ) Allah sana afiyet versin.
4. Lazım için olur: ( سَافَرَ زَيْدٌ ) Zeyd sefere çıktı.
5. Gayret ve süreklilik ifade etmek için olur: ( طَالَبَ ) devamlı istedi ( طَلَبَ ) istedi ( سَابَقَ ) geçmeye çalıştı ( سَبَقَ ) yarıştı.
6. Muamele tarzını ifade etmek için olur: ( خَاشَنَ ) ser davrandı ) خَشَنَ

NOT:

a. Üç harfli fiiller, bu baba iki veya daha çok şahıslar arasında karşılıklı yapıldığını ifade etmek için getirilir.
b. Eğer üçlüsü bir durum veya sıfat bildiri yorsa, bu vezin o sıfatla birine muamele etmeyi anlatır.
c. Müteaddi olan bir fiili mufaale babına girdirilirse müşareket, lazım bir fiil girdirilirse müteaddilik ifade eder.
d. Binası müşareket için olan fiillerin faili ve mefulü hem fail hem de mefuldür.

İKİNCİ KISIM
SÜLASİ MEZİD HUMASİ

Sülasi mücerret üzerine iki harf ziyade kılınmak suretiyle meydana gelen humasi fiiller beş babdır.

BİRİNCİ BAB

Vezni: إنْفَعَلَ يَنْفَعِلُ إنْفْعَالًا mevzunu: إنْكَسَرَ يَنْكَسِرُ إنْكِسَارًاAlameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin başına bir hemze ve bir nun ziyade edilir.,

Binası: Mutavaat (dönüşlülük) içindir. Mutavaat: Müteaddi bir fiilin tesirinin mefulü bihte meydana gelmesine denir. Bu durumda müteaddi fiil lazım fiil haline dönüşür ve müteaddi fiilin mefulü bihi bu fiilin faili olur. ( كَسَرَ زَيْدٌ زُجَاجًا ) Zeyd camı kırdı. ( إنْكَسَرَ الزُّجَاجُ) cam kırıldı.

Görüldüğü üzere müteaddi fiilin ( كَسَرَ ) tesirinin mefulü bih de ( زُجَاجًا ) meydana gelmesi ifade ediliyor. Müteaddi olan ( كَسَرَ ) fiilide lazım haline dönüşmüş oldu. ( إنْقَطَعَ ) kesildi ( قَطَعَ ) kesti (إنْفَتَحَ ) açıldı ( فَتَحَ ) açtı.

Bu vezin bir işin kendi üzerinde yapılmasına imkân vermek anlamını ifade eder ve uğraşılarak yapılan fiillerden meydana gelir.

Bazen de bir mekân isminden bu baba ait fiil türetilir. Ve bu türetilen fiil o isme gitmeyi ifade eder. , الحِجَازُ
إنْحَجَزَ زَيْدٌZeyd hicaza gitti.

NOT:

Bu baba sadece müteaddi ve ilacî ( uzvi hareket bildiren) fiiller nakledile bilir. Bundan dolayı da ( إنْعَلِمَ - عَلِمَ ) denilmez. Yine ( ل ر ) ve ( ي م ن و ) harflerinden biriyle başlayan bir sülasi fiil idgamı (harflerin birbirine girmesini) önlemek için bu baba nakledilmez. ( إفْتِعَالْ ) iftial babına nakledilir. İnfial babının yani bu babın ismi mefulü yoktur. İsmi mefulü olmayanların meçhulleri de olmaz.

İKİNCİ BAB

Vezni: إفْتَغَلَ يَفَتَعِلُ إفْتِعَالًا mevzunu: إجْتَمَعَ يَجْتَمِعُ إجْتِمَاعًا Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin başına bir hemze, fael fiili ile aynel fiili arasına bir ta harfi ziyade edilir. Binası:
1- Mutavaat için olur. ( جَمَعَ زَيْدٌ إبِلًا ) Zeyd develeri topladı ( إجْتَمَعَ الإبِلُ ) develer toplandı.
2- Müteaddi için olur. ( إجْتَدَبَ زَيْدٌ يَدَهُ ) Zeyd elini çekti.
3- Manada mübalağa ifade etmek için olur. ( إكْتَسَبَ زَيْدٌ مَالًا ) Zeyd çok mal kazandı.
4- İttihaz ( bir şeyi edinmeyi ifade etmek) için olur. Bu durumda genellikle isimden fiil türetilir. ( الخُبْزُ ) ekmek ( إخْتَزَبَ ) ekmek edindi ( إخْتَتَمَ زَيْدٌ ) Zeyd mühür edindi.
5- Bazen müşareket anlamını da verir ki bu takdirde ( تَفَاعَلَ ) vezni manasında olur. ( إقْتَتَلَ النَّاسُ ) insanlar birbirini öldürmeye çalıştı.
6- İzhar (göstermek) için olur. ( إعْتَذَرَ ‘ إعْتَظَمَ ) özür ve azamet gösterdi

İFTİAL BABINDA İBDAL

Telaffuzda kolaylık gibi bazı sebeplerle bir harfin yerine başka bir harfin getirilmesine ibdal denir.
Önemli ibdal kaideleri şunlardır:
1- İftial babına Nakledilen sülasi mücerret bir fiilin fael fiili itbak harfleri dediğimiz ( ص ض ط ظ ) harflerinden biriyle başlıyorsa bu babdaki zait ta ( ت) Tı ( ط ) harfine çevrilir.
صَبَرَ ‘ إصْتَبَرَ ‘ إصْطَبَرَ
ضَرَبَ ‘ إضْتَرَبَ ‘ إضْطَرَبَ
طَرَدَ ‘ إطْتَرَدَ ‘ إطْطَرَدَ ‘ إطَّرَدَ
ظَهَرَ ‘ إظْتَهَرَ ‘ إظْطَهَرَ‘ إظَّهَرَ
Misallerde görüldüğü gibi aynı cinsten olan harflerin idgamı caizdir. Bunun gibi ( ظ ) ile başlayan fiilde ise izhar caiz olduğu gibi ( ظ) nın (ط ) ya veya ( ط) nın ( ظ) ya idgamı da caizdir.

2- İftial babına nakledilen sülasi mücerret bir fiilin fael fiili ( د ط ز ) harflerinden biriyle başlarsa bu babdaki zait ta dal harfine çevrilir. دَمَعَ ‘ إدْتَمَعَ ‘ إدْدَمَعَ ‘ إدَّمَعَ = ذَكَرَ ‘ إذْتَكَرَ ‘ إذْدَكَرَ ‘ إدَّكَرَ ‘ إذَّكَرَ = زَجَر َ‘ إزْتَجَرَ ‘ إذْدَجَرَ

Misallerde görüldüğü gibi ( د) ile başlayan bir fiil bu baba nakledildiğinde aynı cinsten olan harflerin idgamı daha fasihtir.
3- İftial babına nakledilen sülasi mücerret bir fiilin fael fiili ( و) veya ( ي) veya ( ث) ise bu üç harf ( ت) harfine çevrilir ve bu babın zait ta’sına idgam edilir.
وَقَي ‘ إوْتَقَي ‘ إتْتَقَي ‘ إتَّقَي
يَسَرَ ‘ إيْتَسَرَ ‘ إتْتَسَرَ ‘ إتَّسَرَ
ثَغَرَ ‘ إثْتًغًرَ ‘ إتْتَغَرَ ‘ إتَّغَرَ
Fael fiilindeki bu vav ve yenin aslî harflerden olması gerekir. Eğer vav veya ye hemzeden ibdal edilmişse taya ibdal edilmeleri caizdir. Aksi takdirde caiz değildir. İğlaller bölümünde 31. kurala bak.

ÜÇÜNCÜ BAB

Vezni: إفْعَلَّ يَفْعَلُّ إفْعِلَالُا mevzunu: إحْمَرَّ يَحْمَرُّ إحْمِرَارًا Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin başına bir hemze, sonuna da lamel fiili cinsinden bir harf ziyade edilir. Yani lamel fiili şeddeli yapılır. Binası:
1- lazım bir fiilin mübalağasını ifade etmek içindir. ( إحْمَرَّ زَيْدٌ ) Zeyd çok kızardı.
2- renkleri ifade eder. ( أبْيَضَ ‘ إبْيَضَّ ) beyazlaştı, ağardı ( إسْوَدَّ ) çok kara oldu
3- ayıp ve kusur ifade eder. ( إغوَرَّ زَيْدٌ ) Zeyd çok şaşı oldu ( غَوِرَ زَيْدٌ ) Zeyd şaşı oldu ( أخْرَسَ ‘ إخْرَسَّ ) dilsizleşti ( أعْرَجَ ‘ إعْرَجَّ ) çok topal oldu. İfilal babının yani bu babın ismi mefulü ve meçhulü yoktur.

DÖRDÜNCÜ BAB

Vezni: تَفَعَّل يَتَفَعَّلُ تَفَعُّلًا mevzunu: تَكَلَّمَ يَتَكَلَّمُ تَكَلُمًا Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin başına bir ta, fael fiili ile aynel fiili arasına aynel fiili cinsinden bir harf ziyade edilir. Yani aynel fiili şeddeli yapılır. Binası:
1. Tekellüf ( bir şeyi zoraki yapmak ve itina göstermek) içindir. ( تَكَبَّرَ ) büyüklendi ( كَبَّرَ ) büyüttü ( كَبُرَ ) büyük oldu.
2. Matlubun ( İstenileni) tedricen (azar azar) elde edildiğini ifade etmek içindir. ( تَعَلَّمَ ) öğrendi ( عَلَّمَ ) öğretti ( تَجَرَّعَ المَرِيضُ المَاءَ ) hasta suyu yutkuna yutkuna içti. ( تَعَلَّمْتُ العِلْمَ ) ilmi (azar azar) öğrendim.
3. Tefil babının mutavaatını ifade etmek içindir. ( مَزَّق القَهَاتُ الّحْمَ ) kasap eti parçaladı. ( تَمَزَّق اللَّحْمُ ) et parçalandı.
4. İttihaz ( bir şey edinmek) içindir. Bu durumda genellikle isimden fiil türetilir. (ألأوِسَادَةُ ‘) yastık (تَسَوَّدَ ) yatık edindi.
5. Bir işten uzaklaşmaya, sakınmaya delalet etmek içindir. ( أثِمَ ) günah işledi ( تَأثَّمَ زَيْدٌ ) Zeyd günahtan kaçındı.
6. Sayrureti ifade içindir. ( تَحَجَّرَ الطِّينٌ ) çamur taş kesildi ( تَأيَّمَنِ المَرْأةُ ) kadın dul oldu.
7. Talep (istek) içindir. ( تَعَجَّلَ زَيْدٌ ) Zeyd acele etti.
8. Bir yere intisabı (bağlılığı) ifade içindir. ( تَكَسَّنَ زَيْدٌ ) Zeyd çölde ikamet etti.
9. Şikâyeti ifade etmek içindir. ( تَظَلَّمَ سَلِيمٌ مْنْ جَارِهِ ) selim komşusunun zulmünden şikâyet etti.
10. Telebbüs (giydirmek) ifade etmek içindir. ( الإبْنُ ‘ تَبَنَّي زَيْدٌ يُوسُفَ ) Zeyd gömlek giydi.

NOT:
tefe'ul ve tefaaul bablarının fael fiilinde 10 harften biri olduğu zaman bu babların "te"si bu harflere kalbolunur.
10 harf: ت ث د ذ ز س ص ض ط ظ

( إدَّثَّرَ ) sakındı ( تَدَثَّرَ ) idi ( ت ) ile ( د ) ın mahreçleri birbirine yakın olduğundan ( ت ) (د ) a çevrildi. ( دَدَثَّرَ ) oldu. Bir kelimede aynı cinsten iki harf bulundu. İkisi de harekeli dolayısıyla idgamı vaciptir. İdgam yapmak için birinci ( د) ın harekesini hazf edildi birincisi sakin ikincisi harekeli oldu. Birinci ( د ) ikincisine idgam edildi, idgamdan dolayı ikinci ( د ) a bir şedde verildi. Sakinle başlamak mümkün olmadığından evveline bir hemze-i vasıl getirildi (إدَّثَّرَ ) oldu. 30. kurala bak.
Bu fiilin çrkimi:
اِدَّثَّرَ يَدَّثَّرُ اِدَّثُّرًا فَهُوَمُدَّثِّرٌ وَذَاكَ مُدَّثَّرٌ لَمْ يَدَّثَّرْ لَمَّايَدَثَّرْ مَايَدَثَّرُ لايَدَّثَّرُ لَنْ يَدَّثَّرَ لِيَدَّثَّرْ لاَيَدَّثَّرْ اِدَّثَّرْ لاَتَدَّثَّرْ
BEŞİNCİ BAB

Vezni: ـَفَاعَلَ يَتَفَاعَلُ تَفَاعُلَا mevzunu: تَبَاعَدَ يَتَبَاعَدُ تَبَاعُدًا Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin başına bir ( ت )ta, fael fiili ile aynel fiili arasına birا ) (elif ziyade edilir.
Binası: müşareket ( bir işte ortaklık) içindir. Bu müşareket iki kişi ile çok kişi asasında olur.

A ) İki kişi arasındaki müşareket: ( تَبَاعَدَ زَيْدٌ عَمْرًا ) Zeyd Amr’dan uzaklaştı.

NOT:

1- Bu bab ile ( مُفَاعَلَ ) mufaale babının iki kişi arasında olan müşareketi arasındaki fark şudur: ( مُفَاعَلَ ) babı muayyen faile isnat olunur. ( تَفْاعُلْ ) babı ise muayyen olmayan faile isnat olunur. Mesela Zeyd Amr’ı daha çok dövse ( ضَارَبَ زَيْدٌ عَمْرًا ) denir. Eğer dövmek her iki taraftan aynı ise ( تَضَارَبَ زَيْدٌ عَمْرًا ) denir.
B ) çok kişi arasındaki müşareket: ( تَصَالَحَ القَوْمُ قَوْمًا ) kavimle kavim sulhlaştı.
2- (مُفَاعَل ) babının mutavaatını ifade etmek içindir( بَاعَدْتُهُ فَتَبَاعَدَ ) onu uzaklaştırdım, oda uzaklaştı ( تَفَاخَرَ حَسَنٌ ) hasan kendi kendine övündü, kibirlendi.
3- İzhar (kendisinde olmayanı var göstermek) ifade etmek içindir. ( تَمَارَضْتُ ) hasta olmadığım halde hasta gibi göründüm ( تَنَاوَمَ وَ تَغَافَلَ ) uyur ve dalgın göründüm.
4- Fiilin tedricen (yavaş yavaş) meydana getirdiğini ifade eder ) ( تَوَارَدَ الطُّلاّبُtalebeler (peyder pey) geldiler
5- Lazımı ifade eder ( تَعَالَي المَاءُ ) su yükseldi

NOT:
a- Bu babdan olan (تَعَالَي ) fiili tenzih ve takdis makamında Allah ismine kullanılır ve arkasından genellikle ( تَبَارَكَ ) fiilide bulunur. Bu iki fiil çekim yapılmaz ve Allah tan başkası için kullanılmaz.
b- Bu babdan olan ( إثَّاقَلَ ) aslında ( تَثَاقَلَ ) idi ( ت) ile ( ث) nin mahreçleri yakın olduğundan ( ت ) yi (ث ) ye kalb ettik ( ثَثَاقَلَ ) oldu. Bir kelimede aynı cinsten iki har bulundu ikisi harekeli, idgamı vacip. İdgam yapmak için birinci ( ث ) nin harekesini hazf ettik birinci ( ث) sakin ikincisi harekeli oldu. Bunun için idgam ettik. İkinci ( ث ) ye idgamdan dolayı bir şedde verdik. Sakinle başlamak mümkün olmadığından evveline bir hemze-vasıl getirdik (إثَّاقَلَ ) oldu.
Bu fiilin çekimi:
اِثَّاقَلَ يَثَّاقَلُ اِثَّاقُلاً فَهُوَمُثَّاقِلٌ وَذَاكَ مُثَّاقَلٌ لَمْ يَثَّاَقَلْ لَمَّايَثَّاقَلْ مَايَثَّاقَلُ لايَثَّاقَلُ لَنْ يَثَّاقَلَ لِيَثَّاقَلْ لاَيَثَّاقَلْ اِثَّاقَلْ لاتَثَّاقَلْ
c- ( تَفَاعُلْ ) ve ( تَفَعُّلْ)bablarına nakledilen sülasi mücerret fiiller (ت ث د ذ ر س ش ص ض ط ظ ) harflerinden biriyle başlı yorsa bu babdaki ziyade olan ( ت ) bu harflere idgam edilir ve başına hemze-i vasıl getirilir bu idgamı yapmak ta, yapmamak ta caizdir. ( ذَكَرَ ‘ تَذَكَّرَ ‘ دَذَكَّرَ ‘ إذَّكَرَ ‘ يَذَّكَّر ‘ إذَّكُّرًا ) fiil üzerinde bu işlem yapıldıktan sonra mastarı bu vezinde gelir. Bu babla ilgili bu konuyu i’laller bölümümdeki 30. kurala bak.

ÜÇÜNCÜ KISIM
SÜLASİ MEZÜDÜN FİH SÜDASİ

Sülasi mücerret üzerine üç har ziyade kılınarak meydana gelen filer dört babdır.

BİRİNCİ BAB

Vezni: إسْتَفْعَلَ يَسْتَفْعِلُ إسْتِفْعَالًا mevzunu: إسْتَخْرَجَ يَسْتَخْرِجُ إسْتِخْرَاجًا Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin başına bir hemze bir sin bir ta ziyade edilir. Binası:
1. Müteaddi içindir. ( إسْتَخرَجَ وَيْدٌ المَالَ ) Zeyd malı çıkardı. ( إسْتَخْلَفَ زَيْدٌ عَمْرًا ) Zeyd Amr’ı halife seçti.
2. Tahavvülü (değişikliye uğramak) ifade etmek içindir. ( إسْتَخَلَّ الخَمْرُ ) içki sirkeye dönüştü.
3. Talebi ( istek) ifade içindir. Yani üç harfli fiilin gösterdiği anlamın istendiğini bildirir. ( أسْتَغْفِرُ اللهَ ) Allah’tan mağfiret dilerim. ( سَقِيَ ‘ إسْتَسْقَي ) su istedi ( عَلِمَ ‘ إسْتَعْلَمَ ) bilmek istedi.
4. Vicdan-ı ( mefulü bir sıfat üzerine bulmak) ifade eder. ( إستَكْثَرَ زَيْدٌ مَاءً ) Zeyd suyu çok gördü ( إسْتَثقَلَ زَيْدٌ أمْرًا ) Zeyd işi ağır buldu.
5. Suali (sormak) ifade eder. ( إسْتَخْبَرَ زَيْدٌ عَمْرًا ) Zeyd Amr’dan haber sordu.
6. İtikadı (inanmak) ifade eder. ( إسْتَكْرَمَ ) Zeyd Amr’ın kerim olduğuna inandı.
7. Bir cümleyi kısaca ifade etmek veya teslimiyet ifade etmek içindir. ( إسْتَرْجَعَ القَوْمُ ‘ أيْ قَالُو إنَّا للهِ وَإنَّا إلَيْهِ رَاجِعُونَ ) kavim (musibet anında Allah’a ) rucu etti. Yanı muhakkak biz Allah’tan geldik ve muhakkak yive ona döneceğiz.
8. Tekellüfü (bir şeyi zoraki yapmak ve itina göstermek) ifade içindir. ( إسْتَجْرَأ عَمْرٌو ) Amr rücete zorlandı.
9. Mutavaatı ( dönüşlülük) ifade eder. ( أرَاحَ زَيْدٌ عَمْرًا ‘ إسْتَرَاحَ عَمْرٌو ) Amr rahat etti.
Bazı isimlerden de bu vezinde fiil yapılır ( خَلِيفَةَ ‘ إسْتَخْلَفَ) halife seçti ( وَزِيرٌ ‘ إسْتَوْزَرَ) veziri seçti bu babdan olan (إسْتَطَاعَ يَسْتَطِيعُ ) fiilinde ta nın hazfı ile ( إسْطَاعَ يَيْطِيعُ ) da denilmiştir. (kehf 57) ayeti kelimesinde her iki lügat toplanmıştır.
(فَمَا اسْطَاعُوا أنْ يَظْهَرُوهُ وَمَااسْتَطَاعُوالَهُ نَقْبًا )

Fakat (إسْطَاعَ ) nın evvelinde ki hemze meftuh okunur ise İfal babından olur. ( س) ise şaz olarak zait olmuş olur. Yine babdan olan ( إسْتَحْيَا يَسْتَحْيِي) aynel fiili ( ي) nin fethasını faal fiiline yani (ح ) nakletmek ve aynel fiilini hazf ederek (إسْتَحَي يَسْتَحِيِ ) demekte caizdir. Bu babın meçhulü vardır.

İKİNCİ BAB

Vezni: إفْعَوْعَلَ يَفْعَوعِلُ إفْعِيعَالًا mevzunu: إعْشَوْشَبَ يَعْشَوْشِبُ إعْشِيشَابًا Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin başına bir hemze aynel fiili ile lamel fiili bir vav ve aynel fiili cinsinde bir har ziyade edilmekle mazisi altı harflidir.
Binası lazım fiilin mübalağasını ifade eder. ( عَشُبَ الأرْضُ) yerde ot bitti ( إعْشَوْشَبَ الأرْضُ) yerde çok ot bitti ( إحْدَوْدَبَ ) çok kamburlaştı.
Bu babın ismi mefulü ve meçhulü yoktur. Müstesna olarak ( إحْلِيلاَءً ‘ إعْرِيرَاءً) kelimeleri gelir.

ÜÇÜNÇÜ BAB

Vezni: إفْعَوَّلَ يَفْعَوِّلُ إفْعِوَّالًا mevzunu: إجْلَوَّز يَجْلَوِّزُ إجْلِوَّازًا Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin başına bir hemze aynel fiil ile lamel fiil arasına iki har edilmekle mazisi altı harflidir. Binası lazım fiilin mübalağasını ifade eder. ( جَلَزَ الإبِلُ) Develer süratli yürüdü ( إجْلَوَّزَ الإبِلُ) develer çok süratli yürüdü.

NOT:

a- Bu babın ismi mefulü ve meçhulü yoktur.
b- İki mutavaat fiili olan ( إفْعِيعَالْ) ile ( إفْعِوَّالْ) babı arasındaki fark önceki vezin cansızlar için ikinci vezin ise canlılar içindir.

DÖRDÜNCÜ BAB

Vezni: إفْعَالَّ يَفْعَالُّ إفْعِيلالًا mevzunu: إحْمَارَّ يَحْمَارُّ إحْمِيرَارًا Alameti: Sülasi bir fiilin bu baba nakledilmesi için sülasi mücerret fiilin başına bir hemze aynel fiil ile lamel fiil arasına elif cinsinden bir harf ziyade edilir.

BİNASI:
Lazım fiilinin mübalağasını ifade eder. ( حَمُرَ زَيْدٌ ) ( إحْمَرَّ زَيْدٌ) Zeyd çok kızdı ( إحْمَارَّ ذَيدٌ) kıpkırmızı oldu ( إصْفَارَّ الأوْرَقُ) yapraklar sapsarı oldu.

NOT:

1- Bu babın meful-u ve meçhulü yoktur.
2- Bu bab ( إفْعِلاَلْ) babından mana bakımından daha mübalağalıdır. Daha kuvvetlidir.
3- Bu bab renk ve kusurları bildirmeye mahsustur.
4- Bu son iki babın (3. ve 4.) Arapçada kullanılması nadirdir.
5- Yukardan beri saydığımız bu ziyadeli bablara elimize geçen her sülasi mücerret fiili nakledemeyiz. Hangi fiillerin, hangi ziyadeli baba nakledileceği ve nakledildiği zaman aslı manasının az çok değişerek manasının ne olduğu lügat kitaplarına müracaatla ayıra bilir.
6- Yukarıdaki 12 bab içinde yalnız ( إفْعَالْ) babının hemzesi hemze-i kat’idir. Diğerlerinin ve bundan sonra görülecek hemzeli babların hemzesi hemze-i vasıldır.

RUBA-İ MÜCERRED FİİLLER

Ruba-i mücerret fiiller bir babdır.
Vezni: ( فَعْلَلَ يُفَعْلِلُ فَعْلَلَةً وَفِعْلاَلاً ) mevzunu: ( دَحْرَجَ يُدَحْرِجُ دَحْرَجَةً وَدِحْرَاجاً ) alameti: bütün harfleri asıl olmak şartıyla mazisi dört harftir.
Binası: Rubai mücerretlerin çoğu müteaddidir. ( دَحْرَجَ زَيْدٌ الحَجَرَ ) Zeyd taşı yuvarladı. Bir kısmı da lazım olur. ( دَرْبَحَ زَيْدٌ ) Zeyd itaatkâr oldu.
Rubai mücerret fiiller genel olarak şu şekilde teşkil eder.
a- Bilhassa bir sesi ifade eden iki harften ibaret bir fiilin tekrar edilmesi ile meydana gelmiştir. ( طَاْطَا) aşağı indirdi ( غَرْغَرَ ) gargara yaptı ( بَاْبَأ ) baba dedi
b- Bazen çok sık kullanılan tabirleri kısaltma yolu ile elde edilir. ( بَسْمَلَ ) bismillah dedi ( حَمْدَلَ ) elhamdülillah dedi
c- ( خَرَجَ ) gibi kök harfleri üç tane olan bir kelimenin sonuna ( م) gibi bir sessiz harf eklemekle elde edilir. ( خَرْجَمْتُ الإبِلَ ) develeri topladım. ( دَحْرَجَ ) yuvarladı ( دَحَرَ ) uzaklaştırdı (بَعْثَثَ ) dağıttı ( بَعَثَ ) gönderdi

RUBAİE MULHAK BABLAR

Ziyadeli fiillerin bir takımı da vardır ki, bunların aslı harfleri üç iken sülasi mücerret üzerine ziyade edilen on iki babın hiç birisinden olmayıp rubai mücerret veya rubai mezidün fih vezinlerinde gelmişlerdir. Bu gibi fiillere rubaiye mülhak, mezidat denir. Bu fiiller de üç kısımdır.
Sülasi mücerret üzerine bir harf ziyade edilerek ( خَرَجَ ) babına mülhak olanlar altı babdır.

BİRNİCİ BAB

Vezni: ( فَوْعَلَ يُفَوْعِلُ فَوْعَلَةً وَفِيعَالاً ) mevzunu: ( حَوْقَلَ يُحَوْقِلُ حَوْقَلَةً وَحِيقَالاً ) alameti: sülasi mücerret bir fiilin bu baba nakledilebilmesi için fael fiili ile aynel fiili arasına bir ( و) ziyade edilir. (حَوْقَلَ ) fiilinin aslı ( حَقَلَ يَحْقِلُ ziraat yapmak) dir.
Binası: lazım içindir. ( حَوْقَلَ زَيْدٌ ) Zeyd zayıfladı.

İKİNCİ BAB

Vezni: ( فَيْعَلَ يُفَيْعِلُ فَيْعَلَةً وَفِيعَالاً ) mevzunu: ( بَيْطَرَ يُبَيْطِرُ بَيْطَرَةً وَبِيطَارًا ) alameti: sülasi mücerret bir fiilin bu baba nakledilebilmesi için fael fiili ile aynel fiili arasına bir ( ي) ziyade edilir. (بَيْطَرَ ) fiilinin aslı ( بَطَرَ يَبْطِرُ şımarmak, azmak) dir.
Binası: müteaddi içindir. ( بَيْطَرَ زَيْدٌ ) Zeyd kalemi yardı.

ÜÇÜNCÜ BAB

Vezni: ( فَعْوَلَ يُفَعْوِلُ فَعْوَلَةً وَفِعْوَلاً ) mevzunu: ( جَهْوَرَ يُجَهْوِرُ جَهْوَرَةً وَجِهْوَارً ) alameti: sülasi mücerret bir fiilin bu baba nakledilebilmesi için aynel fiili ile lamel fiili arasına bir ( و) ziyade edilir. (جَهْوَرَ ) fiilinin aslı ( جَهَرَ يَجْهَرُ ) dir.
Binası: müteaddi içindir. ( جَهْوَرَ زَيْدٌ القُرْآنَ ) Zeyd kur’an-ı aşikâr okudu.

DÖRDÜNCÜ BAB

Vezni: (فَعْوَلَ يُفَعْوِلُ فَعْوَلَةً وَفِعْيَالاً ) mevzunu: (عَثْيَرَ يُعَثْيِرُ عَثْيَرَةً وَعِثْيَارًا ) alameti: sülasi mücerret bir fiilin bu baba nakledilebilmesi için aynel fiili ile lamel fiili arasına bir (ي ) ziyade edilir. (عَثَيَرَ ) fiilinin aslı ( عَثَرَ يَعِثُرُ sürçtü ) dir.
Binası: lazım içindir. ( عَثْيَرَ زَيْدٌ ) Zeyd kayıp düştü

BEŞİNCİ BAB

Vezni: (فَعْلَلَ يُفَعْلِلُ فَعْلَلَةً وَفِعْلاَلًا ) mevzunu: ( جَلْبَبَ يُجَلْبِبُ جَلْبَبَةً وَجِلْبَابًا ) alameti: sülasi mücerret bir fiilin bu baba nakledilebilmesi için lamel fiili cinsinden sonuna bir harf ziyade edilir. (جَلْبَبَ ) fiilinin aslı ( celbetmek, sürmek جَلَبَ يَجْلُبُ ) dir.
Binası: müteaddi içindir. ( جَلْبَبَ زَيْدٌ الجِلْبَابَ ) Zeyd gömlek giydi.

ALTINCI BAB

Vezni: ( فَعْلَي يُفَعْلِي فَعلَيَةً وَفِعلاَءً ) mevzunu: ( سَلْقَي يُسَلْقِي سَلْقَيَةً وَسِلْقَاءً ) alameti: sülasi mücerret bir fiilin bu baba nakledilebilmesi için sonuna bir (ي ) ziyade edilir. (سَلْقَي ) fiilinin aslı ( varmak, kaynatmak سَلَقَ يَسْلُقُ ) dir.
Binası: lazım içindir. ( سَلْقَي زَيْدٌ ) Zeyd sırt üstü yattı

Bu altı baba rubaiye mülhak dendiği gibi dehreceye mülhak da denir. Çünkü bu altı babın mastarıyla deherce babının mastarı harekeleri yüklenmek ve vezin bakımından aynıdır.

RUBAİ MÜCERRET ÜZERİNE ZİYADE KILINAN FİİLLER

Ruba-i mücerret üzerine ziyade kılınan fiiller iki kısımdır.

1.KISIM:

Ruba-i mücerret üzerine bir harf ziyade beş harfli olan fiillerdir. Bunlara kısaca ruba-i mezidün fih manası denir. Bu fiiller bir babdır.
Vezni : ( تَفَعْلَلَ يَتَفَعْلَلُ تَفَعْلُلاً) mevzunu: ( تَدَحْرَجَ يَتَدَحْرَجُ تَدَحْرُجًا ) alameti: ruba-i mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına ( ت) ziyade edilir. Binası mutavaat içindir. ( دَحْرَجَ زَيْدٌ حَجَرً) Zeyd taşı yuvarladı. ( فَتَدَحْرَجَ الحَجَرُ) taş yuvarlandı.

2.KISIM

Rubai mücerret üzerine iki harf ziyade edilerek altı harfli olan fiillerdir. Bunlara kısaca RUBAİ MEZİDÜN FİH SÜDASİ denir. Bu fiiller iki babdır.

BİRİNCİ BAB

Vezni : ( إفْعَنْلَلَ يَفْعَنْلِلُ إفْعِنْلاَلاً) mevzunu: (إحْرَنْجَمَ يَحْرَنْجِمُ إحْرِنْجَامًا ) alameti: ruba-i mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına bir hemze aynel fiili ile lamel fiili arasına bir nun ziyade edilir. Binası mutavaat içindir. ( حَرْجَمْتُ الإبِلَ فَاحْرَنْجَمَ ذَلِكَ الإبِلُ) develeri topladım onlarda toplandı.

NOT:
Bu bab çok az kullanılmaktadır.

İKİNCİ BAB

Vezni : ( إفْعَلَلَّ يَفْعَلِلُّ إفْعِلاَلاً) mevzunu: ( إقْشَعَرَّ يَقْشَعِرُّ إقْشِعْرَارًا) alameti: ruba-i mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına bir hemze sonuna da lamel fiili cinsinde bir harf ziyade edilir. Yani lamel fiili şeddeli yapılır Binası lazım fiilinin mübalağasını ifade etmek içindir. ( قَشَعَرَ جِلْدُ الرَجُلُ) adamın yüzünde çok tüy bitti. ( إقْشَعَرَّ جِلْدُ الرَجُلُ) adamın yüzünde az tüy bitti.

SÜLASİ MÜCERRETE İKİ HARF ZİYADE EDİLEREK ( تَدَحْرَجَ) BABINA MÜLHAK OLANLAR. BUNLAR BEŞ BABDIR.

BİRİNCİ BAB

Vezni : ( تَفَعْلَلَ يَتَفَعْلَلُ تَفَعْلُلاً ) mevzunu: ( تَجَلْبَبَ يَتَجَلْبَبُ تَجَلْبُبًا) alameti: sülasi mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına bir ( ت) sonuna da lamel fiili cinsinden bir harf ziyade edilir. (تَجَلْبَبَ ) fiilinin aslı ( celbetmek, sürmek جَلَبَ يَجْلُبُ ) dir. Binası mutavaat içindir. جَلْبَبَ زَيْدٌ فَتَجَلْبَبَ ) ) Zeyd gömlek gidi gömlekte giyidi.

İKİNCİ BAB

Vezni : ( تَفَوْعَلَ يَتَفَوْعَلُ تَفَوْعُلاً) mevzunu: تَجَوْرَبَ يَتَجَوْرَبُ تَجَوْرُبًا) ) alameti: sülasi mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına bir ( ت) fael fiili ile aynel fiili arasına bir vav ziyade edilir. (تَجَوْرَبَ ) fiilinin aslı ( جَرَبَ يَجْرُبُuyuz oldu) dir. Binası: mutavaat içindir. ( جَوْرَبتُهُ فَتَجَوْرَبَ) ben çorabı giydim oda giyildi.

ÜÇÜNCÜ BAB

Vezni: ( تَفَيْعَلَ يَتَفَيْعَلُ تَفَيْعُلاً ) mevzunu: ( تَشَيْطَنَ يَتَشَيْطَنُ تَشَيْطُنًا ) alameti: sülasi mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına bir ( ت) fael fiili ile aynel fiili arasına bir ya ziyade edilir. ( تَشَيْطَنَ ) fiilinin aslı ( شَطَنَ يَشْطِنُ uzak oldu) dir. Binası: lazım içindir. ( تَشَيْطَنَ زَيْدٌ ) Zeyd şeytanlaştı.

DÖRDÜNCÜ BAB

Vezni: ( تَفَعْوَل يَتَفَعْوَلً تَفَعْوُلاً ) mevzunu: ( تَرَهْوَكَ يَتَرَهْوَكُ تَرَهْوُكًا) alameti: sülasi mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına bir ( ت) aynel fili ile lamel fili arasına bir vav ziyade edilir. (تَرَهْوَكَ ) fiilinin aslı ( رَهَكَ يَرْهَكُ ikamet etti) dir. Binası: lazım içindir. ( تَرَهْوَكَ زَيْدٌ ) Zeyd sallandı.

BEŞİNCİ BAB

Vezni: ( تَفَعْلَي يَفَتَفَعلِي تَفَعلِيًا ) mevzunu: ( تَسَلقَي يَتَسَلقِي تَسَلقِيًأ ) alameti: sülasi mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına bir ( ت) sonuna da bir ( ي ) ziyade edilir. (تَسَلقَي ) fiilinin aslı ( سَلَقَ يَسْلُقُ vurmak kaynatmak) dir. Binası: lazım içindir. ( تَسَلقَي زَيَدٌ ) Zeyd sırt üstü yattı uyudu.

SÜLASİ MÜCERRET ÜZERİNE ÜÇ HARF ZİYADESİYLE (إحْرَنْجَمَ) BABINA MULHAK OLANLAR İKİ BABDIR

BİRİNCİ BAB

Vezni: ( إفْعَنْلَلَ يَفْعَنْلِلُ إفْعِنْلاَلاً ) mevzunu: ( إقْعَنْسَسَ يَقْعَنسِسُ إقْعِنْسَاسًا ) alameti: sülasi mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına bir hemze, aynel fiili ile lamel fiili arasına nun ve lamel fiili cinsinden sonuna bir harf ziyade edilir. (إقْعَنْسَسَ ) fiilinin aslı ( قَعَسَ يَقْعَسُ ) dir.
Binası: lazım fiilin mübalağası içindir. ( قَعَسَ الرَّجُلُ ) adam çıkık göğüslü / kambur oldu. ( إقْعَنْسَسَ الرَّجُلُ ) adam çok çıkık göğüslü / kambur oldu.

İKİNCİ BAB

Vezni: ( إفْعَنْلَي يَفْعَنْلِي إفْعِنْلاءً ) mevzunu: ( إسْلَنْقَي يَسْلَنْقِي إسلِنْقَاءً ) alameti: sülasi mücerret bir fiili bu baba nakletmek için başına bir hemze, aynel fiili ile lamel fiili arasına nun ve sonuna bir ya ziyade edilir. (إسْلَنْقَي ) fiilinin aslı ( سَلَقَ يَسْلُقُ ) dir.
Binası: mutavaat içindir. ( عَمرًا سَلْقَي زَيْدٌ ) Zeyd Amr’ı sırt üstü attı ( إسْلَنْقَي عَمْرٌو ) Amr sırt üstü düştü.

İLHAK, MÜKHAK:

Diğer bir kelime ile veznin bir olması için bir kelimenin harflerine bir, iki veya üç harfin ziyade edilmesidir. Fiillerde ilhakın yapılabilmesinin şartı mülhak ve mülhakın bihin mastarlarının bir olmasıdır. İlhak kelimenin başında olmaz. Ortasında veya sonunda olur. ( جَهْرَرَ ) deki vav ( جَلْبَبَ) deki be gibi.
Buya kadar gördüğümüz babların toplamı: sülasi mücerret 6, ziyadelileri 12 rubai mücerret 1 ziyadelileri 3 mülhakatı 13 olmak üzere 35 bab olmuş oluyor.
Kelimelerin yapılarını anlaya bilmek harekelerini doğru okuyup tercüme edebilmek için bu babların özellikle ilk 22 tanesinin vezinlerini, mevzunlarını ve binalarını misalleriyle birlikte çok iyi bir şekilde ezberlemek gerekmektedir.
Soru1: ( تَدَحْرَجَ) ye mülhak olan babların evveline gelen ) ت) ne için gelmiştir?
Cevap 1: İlhak olduğu babdaki mutavaat manasını verdirmek için gelmiştir.
Soru 2: Hangi babların ismi mefulleri gelmez?
Cevap 2: Lazım olan bablarla binası mutavaat için olan babların ismi mefulleri gelmez.
Soru 3: Hangi babların mefulleri gelmez?
Cevap 3: Lazım olan bablarla müteaddilik sebepleri kaldırılan babların meçhulleri gelmez.
Soru 4: Kaç tane lazım bab vardır?

فَعَلَ يَفْعُلُ , إفْعَلَّ يَفْعَلُّ إفْعِلالاً , إفْعَوْعَلَ يَفْعَوْعِلَ إفْعِيعَالاً , إفْعَوَّل يَفْعَوِّلُ إفْعِوَالاً , إفْعَالَّ يَفْعَالُّ إفْعِيلالاً , فَوْعَلَ يُفَوْعِلُ فَوْعَلَةَ وَفِيعَالاً , فَيْعَلَ يُفَيْعِلُ فَيْعَلَةً وَفِغْيَالاً , فَعْلَي يُفَعْلِي فَعْلَيَةً وَفِعْلاَءً , إفْعَلَلّ يَفْعَلِلُّ إفْعِلاَّلاً , تَفَيْعَلَ يَتَفَيْعَلُ تَفَيْعُلاً , تَفَعْوَلَ يَتَفَعْوَلُ تَفَعْوُلاً , تَفَعْلَي يَتَفَعْلِي تَفَعْلِيًا , إفْعِنْلَلَ يَفْعَنْلِلُ إفْعِنْلاَلاً

Cevap 4: Toplam 13 tane lazım bab vardır.
Soru 5: Kaç tane müteaddi bab vardır?

فَعَلَ يَفْعُلُ , فَعَلَ يَفْعِلُ , فَعَلَ يَفْعَلُ , فَعِلَ يَفْعَلُ , فَعِلَ يَفْعِلُ , أفْعَلَ يُفْعِلُ إفْعَالاً ,إسْتَفْعَلَ يَسَتَفْعِلُ إسْتِفْعَالاً , فَعْلَلَ يُفَعْلِلُ فَعْلَلَةً وَفِعْلَالاً (دَحْرَجَ) , فَيْعَلَ يُفَيْعِلُ فَيْعَلَةً وَفِيعَالاً , فَعْوَلَ يُفَعْوِلُ فَعْوَلَةً وَفِعْوَالاً , فَعْلَلَ يُفَعْلِلُ فَعْلَلَةً وَفِعْلاَلاً (جَلْبَبَ) ,
Cevap 5: Toplam 11 tane müteaddi bab vardır.
Soru 6: Kaç tane müşareket babı vardır?

فَاَعَلَ يُفَاعِلُ مُفَاعَلَةً وَفِعَالاً وَفِيعَالاً , تَفَاعَلَ يَتَفَاعَلُ تَفَاعُلاً
Cevap 6: 2 tane müşareket babı vardır.
Soru 7: mutavaat babları kaç tanedir?

إنْفَعَلَ يَنْفَعِلُ إنْفِعَالاً , إفْتَعَلَ يَفْتَعِلُ إفْتِعَالاً , تَفَعْلَلَ يَتَفَعْلَلُ يَفَعْلُلاَ , إفْعَنْلَلَ يَفْعَنْلِلُ إفْعِنْلاَلاً , تَفَعْلَلَ يَتَفَعْلَلُ تَفَعْلُلاً , تَفَوْعَلَ يَتَفَوْعَلُ تَفَوْعُلاً , إفْعَنْلَي يَفْعَنْلِي إفْعِنْلَاءً
Cevap 7: 7 tane mutavaat babları vardır.

MÜTEADDİ VE LAZM

Her dilde olduğu gibi Arapçada da fiiller müteaddi veya lazım olur. Mefulü bih alan fillere müteaddi almayanlara da lazım dendiğini kısaca görmüştük. Mefullerinin sayısı itibari ile müteaddi fiillerin kısımları nahiv ilminde incelenir. Şimdi biz lazım fiilin müteaddi fiilinde lazım fiil haline nasıl getirile bileceğini inceleyeceğiz.

LAZIM FİİLLERİ METADDİ YAPMA ŞEKİLLERİ

1- Lazım fiil (إفْعَال) babına nakletmekle müteaddi olur. Oturttu ( أجْلَسَ) oturdu ( جَلَسَ )
2- Lazım fiil ( تَفْعِل ) babına nakletmekle müteaddi olur. Kısalttı ( قَصَّرَ ) kısaldı (قَصَرَ )
3- Mutavaat fiilden ( müteaddi iken lazım haline dönüşen fiil) ziyadeli harfleri atmakla olur. Yuvarladı (دَحْرَجَ ) yuvarlandı (تَدَحْرَجَ )
4- Lazım fiili harfi cerle kullanmakla olur. ( harfi cer başında bulunduğu ismin sonunu esreli kılan harflerdir ki tafsilatı nahiv ilmindedir.) Halit Zeyd’i getirdi ( جَاءَ خَالِدٌ بِزَيْدٍ) Halit geldi ( جَاء زَيْدٌ ) Zeyd evden çıktı (خَرًجً زَيْدٌ مِنَ الْبَيْتِ ) Zeyd çıktı. (خَرًجً زَيْدٌ )

NOT:

a- Bu harfi cerli mefullere mefulü bih gayri sarih denir.
b- Görüldüğü üzere fiillerin manaları kullanıldıkları harfi cerre göre az-çok değişe ilmektedir. Dolayısıyla hangi fiilin hangi harfi cerle kullanıldığını ve manasının ne olduğunu öğrene bilmek için lügat kitaplarına müracaat etmemiz gerekir. . ()Zeyd Amr’a beddua etti. ( دَعَا زَيْدٌ عَلَي عَمْرٍو) Zeyd Bekir’e dua etti. (دَعَا زَيْدٌ لِبَكْرٍ ) Hasan geçti. ( مَرَّ حَسَنٌ ) Hasan Hüseyin’e uğradı. ) مَرَّ حَسَنٌ بِحُسَيْنٍ (
Bu harfi cerlerin fiillerin manasına yapmış oldukları bu tesire tazmin ( ) denir ki bu konu nahiv ilminde incelenir.
5- Lazım fiil ( مُفَاعَلَ) babına nakledilmekle olur. (مَاشَيْتَ صَدِيقِي )
6- Lazım fiil (إسْتِفْعَالْ ) babına nakledilmekle olur. (إسْتَخْرَجَ أبُوه الْمَالَ )
7- ( تَفَعُّل ) Babında ( ت ) nin hazfı ile olur.
8- Sahih sülasi lazım bir fiilde galebe ve iftihar manası kastedildiği zaman birinci baba nakledilmekle olur. ( نَازَلَنِي فَنَزَلْتُهُ وَأنَا اُنْزِلُهُ ـــــ أيْ غَالَبَنِي فِي النُّزُولِ فَغَلَبْتُ فِيهِ)

MÜTEADDİ FİİLİ LAZIM YAPMA ŞEKİLLERİ

1- Yukarda zikredilen müteaddilik sebeplerini ortadan kaldırmakla olur. ( جَلَسَ ) oturdu (أجْلَسَ ) oturttu.
2- Müteaddi bir fiil, binası mutavaattan bir baba nakledilmekle olur. ( دَحْرَجَ) yuvarladı ( مَدَحْرَجَ ) yuvarlandı ( كَسَرَ) kırdı ( إنْكَسَرَ ) kırıldı.
3- Müteaddi bir fiilde teaccübiyet (hayret, şaşma) meth ve zem gibi bir mana kastedildiğinde beşinci baba nakledilmekle olur. (كَتَبَ الرَّجُلُ سَعِيد ــــــ أيْ مَاأكْتَبَ سَعِيدًا )
4- Tazmin (bir fiilin başka bir fiilin manasını ifade etmesi) yoluyla olur. ( nur süresi 63. ayet)
(فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أمْرِهِ ـــــ أيْ يُعْرِضُونَ وَيَخْرُجُونَ )
Lazımı müteaddi müteaddiyi lazım yapma şekilleri semaidir. Yani her fiile uygulanamaz. Hangi fiile uygulanır; lügat kitaplarına müracaatla öğrenilir.
Aynı babdan gelen sülasi mücerret bir fiil ham müteaddi hem de lazım olabilir.( زَاد الْمَالََ) mal arttı ( زَادَتْهُ إيمَانَا) imanını artırdı ( نَقَصَ الْمَالَ ) mal noksan oldu. ( الْمَالَ نَقَصْتُ) malı noksan yaptım
Bazen de sülasi mücerret bir fiil birinden müteaddi diğerinden azım olmak üzere iki babdan da gelebilir. ( حَرُمَ يَحْرُمُ ) haram olu ( حَرَمَ يَحْرُمُ) haram etti, yasak etti ( حَزِنَ يَحْزَنُ) üzüldü (حَزَنَ يَحْزَنُ ) üzdü

SALİM VE GAYRİ SALİM

Bu bablarda sıgalanan fiiller ya sülasi mücerret salim olur veya sülasi mücerret gayri salim olur. Sülasi mücerret salim ( كَرُمَ ) sülasi mücerret gayri salim ( وَعَدَ )
Ya rubai mücerret salim olur veya rubai mücerret gayri salim olur. Rubai mücerret salim ( دَحْرَجَ ) rubai mücerret gayri salim ( وَسْوَسَ )
Ya sülasi mezidün fih salim olur veya sülasi mezidün fih gayri salim olur. Sülasi mezidün fih salim ( أكْرَمَ ) sülasi mezidün fih gayri salim ( أوْعَدَ )
Ya rubai mezidün fih salim olur veya rubai mezidün fih gayri salim olur. Rubai mezidün fih salim ( تَدَحْرَجَ ) rubai mezidün fih gayri salim ( تَوَسْوَسَ ) Bunlara kısaca AKSAMU SEMANİYE denir.

SAHİH VE MUTELL

Gerek fiil ve gerekse isim kök harfleri itibariyle iki kısımdır. Kök harflerinde illet harfi bulunmayanlar sahih denir. Salim, mahmuz ve muzaaf olmak üzere üç kısma ayrılır. Kök harflerinde illet harfi bulunanlara mutell denir. Misal, ecvef, nakıs, lefif, olmak üzere dört kısma ayrılır. Şimdi bunları sırasıyla izah edelim.

A- SAHİH:

Kök harflerinde illet harfi bulunmayan fiil ve isimdir. Üç kısma ayrılır.
1. Salim: kendisinde illet harfi (و‘ي) hemze ve tad’if (aynı harften iki tane olması) bulunmayan fiil ve isimlerdir. ( حَسِبَ) zannetti ( كَسَبَ) kazandı ( عَبَدَ) ibadet etti
2. Mahmuz: hemzeli demektir. Kök harflerinden biri hemze olan fiil ve isimlerdir. Eğer hemze kelimenin başında olursa mamuz’el-fa, ortasında olursa mamuz’el-ayn sonda olursa mamuz’el-lam denir. ( بَدَأ ) başladı ( سَئِمَ) usandı ( أفِكَ ) iftira etti
3. Muzaaf: iki harfi aynı cinsten olan fiil ve isimlerdir ki sülasilerde aynel fiili ile lamel fiili bir cinsten olur, rubailerde ise fael fiili ile birinci lamel fiili (lam-ı ula) veya aynel fiili ile ikinci lamel fiili (lam-ı sani) bir cinsten olur. ( رَشَّ رَشَشَ ) serpti ( مَدَّ مَدَدَ ) uzattı ( وَسْوَسَ ) ( زَلْزَلَ ) salladı
Muzaaf: yan yana aynı cinsten olan iki harfi idgam etmek, birbirine katmak yani bir gibi okumak demektir. Muzaaf üç kısımdır.
a- İdgamı vacip: aynı cinsten iki harfin birincisi sakin ikincisi harekeli olursa veya ikisi de harekeli olursa birbirine idgam etmek vaciptir. ( مَادِدٌ ـــــ مَادٌّ مَدَدَ ـــــ مَدَّ , يَمْدُدُ ـــــ يَمُدْدُ ـــــ يَمُدُّ , )
b- İdgamı caiz: aynı cinsten iki harfin birincisi harekeli ikincisi sakin olur ve bunun sakinliği arız olursa birbirine idgam etmek caizdir. (لَمْ يَمُدُّ) aslı ( لَمْ يَمْدُدْ )
Yapılışı: birinci dalın harekesi mime nakledildi ve iki sakin bir araya geldi. İki sakinin olunması mümkün olmadığından birincisi ikincisine idgam edildi. İkinci dal sükûnu arız olduğundan dolayı üç hareke ile de okumak caizdir.
c- İdgamı mümteni: Aynı cinsten iki harfin birincisi harekeli ikincisi sakin olur ve bunun sakinliği kendi aslından olursa birbirine idgam edilmesi men olunmuştur. (مَدَدْنَ , مَدَدْتُ , مَدَدْتِ , مَدَدْتَ )

NOT:

Nefiy hal, nefiy istikbal, tekidi nefiy istikbalin idgamı vaciptir. Emri gaip, emri hazır, nehiy gaip, nehiy hazırın cemi müennes sığaları hariç caizdir.

B- MUTELL:

Kök harflerinde illet harfi bulunan fiil ve isimdir. Dört kısma ayrılır.
1. Misal: fael fiili (başı) illetli olan fiil ve isimlerdir. (وَعَظَ ) vaaz etti (وَجَدَ ) buldu (يَبِسَ) kurudu gibi. İllet harfi vav olursa misali vav, ye olursa misali ya denir.
2. Ecvef: aynel fiili (ortası) illetli olan fiil ve isimlerdir. (سَارَ ـــــ يَسِيرُ) yürüdü (قَالَ ـــــ يَقُولُ ) dedi. Bu ecvef kelimelerde bulunan eliflerin aslı vav veya ye dir. İlerde görüleceği üzere vav ve ye harekeli olup makabilleri meftuh olursa elife çevrilir. İllet harfi vav olursa ecvefi vavi, ye olursa ecvefi yai denir.
3. Nakıs: lamel fiili (sonu) illetli olan fiil ve isimlerdir. (سَهَا ـــــ سَهَوَ ) yanıldı (خَشِيَ ) korktu ( رَمَي ـــــ يَرْمِي ) attı gibi. İllet harfi vav olursa nakısı vavi, ye olursa nakısı yai denir.
4. Lefif: : Kök harflerinde iki tane illet harfi bulunan fiil ve isimlerdir. İki kısma ayrılır.
a- Lefifi makrun: aynel fiili ve lamel fiili illetli olandır.
b- Lefifi mefruk: fael fiili ve lamel fiili illetli olandır.
1- Fael fiili (başı) ve aynel fiili (ortası) illetli olan fiil ve isimlerdir. (شَوَي) kızarttı ( طَوَي ) dürdü.
2- Fael fiili (başı) ve aynel fiilinin (ortası) illet olması isimlere mahsustur. Fiillerde olmaz. (وَيْلٌ) yazıklar olsun (يَوْمٌ) gün gibi.
Böylelikle fiiller ve isimler sahih ve mutell olmak bakımından yedi kısma ayrılmıştır. Buna aksam-ı seb-a (الْأقْسَامُ السَّبْعَةُ) yedi kısım adı verilir.

NOT:

1- Ancak şu vezindeki kelimeler, bu kaidenin istinasıdır.
(ضَرَرٌ) zarar ( فَعَلٌ ) ــــــــــــــــــــــــــــــ
(سُرُرٌ) sedirler ( فُعُلٌ ) ــــــــــــــــــــــــ
(دُرُرٌ) inciler ( فُعَلٌ ) ــــــــــــــــــــــــــ
(سِكَكٌ) sokaklar ( فِعَلٌ ) ـــــــــــــــــــــــ
(بِرَرَةٌ) iyiler ( فَعَلَةٌ ) ــــــــــــــــــــــــ
(قِرْدَدٌ) yokuş tepe ( فَعْلَلٌ ) ــــــــــــــــــ
(سُوَدَدٌ ـــــ سُوُدَدٌ) ululuk ( فُعْلَلٌ ) ــــــــــ

İDGAM İBDAL İLÂL
İDGAM:

Aynı cinsten olan iki harften birincisinin ikinciye girdirilmesidir. Yazılışta bir harf olarak yazılır ve üzerine şedde konur. Okunurken de evvelki sakin, ikincisi müteharriktir. Birinci harfe müdgam ( katılan ) ikinci harfe de müdgamün fih ( kendisine katılan ) denir. İdgamın çeşitleri muzaaf fiilde anlatılmıştır.

İBDAL:

Arapçada, telaffuzda kolaylık gibi bazı sebeplerle bir harfin yerine başka bir harf getirilir. Buna ibdal denir. Bununla ilgili bir kısım kaideler yerinde zikredilmiştir. ( iftial babında olduğu gibi )

İ’LÂL:

Değiştirilen Harf, illet harflerinden (و ,ي , ا ) biri ise, bu değiştirme işine i’lal denir. İ’lal: kalb ( dönüştürme ) , iskân ve hazf olmak üzere üç yolla olur.
a- Kalb: İllet harflerini birbirine çevirmek.
b- İskân: illet harflerini sakin kılmak, harekesini gidermek.
c- Hazf: illet harfini atmak, ortadan kaldırmak.
Şimdi bunlarla ilgili kuralları ana maddeler halinde öğrenmeye çalışalım.

İ’LALA KURALLARI

KURAL 1:

( و ) ve ( ي ) harekeli olup makabilleri (kendisinden bir önceki harf) meftuh (üstün) olursa elife kalb edilir.(çevrilir/ dönüştürülür) غَزَا , رَمَي ) قَالَ , كَالَ ,) gibi.
a- (قَالَ) aslında (قَوَلَ) idi. Vav illet harfi harekeli makabli (kendisinden önceki harf) fetha; vavı elife kalb ettik (قَالَ) oldu.
b- (كَالَ) aslında (كَيَلَ) idi. Vav illet harfi harekeli makabli (kendisinden önceki harf) fetha; vavı elife kalb ettik (كَالَ) oldu.
c- (غَزَا) aslında (غَزَوَ) idi. Ya illet harfi harekeli makabli (kendisinden önceki harf) fetha; yayı elife kalb ettik (غَزَا) oldu.
d- (رَمي) aslında (رَمَيَ) idi. Ya illet harfi harekeli makabli (kendisinden önceki harf) fetha; yayı elife kalb ettik (رَمي) oldu.

NOT:

Tensiye gaipte (رَمَيَا) ve (غَزَوَا) denir. Çünkü fiillerdeki tensiye elifleri ve cemi vavları zamir oldukları için hiçbir değişikliğe uğramazlar ve bu şekilde tesniyelerin müfretleriyle karışması önlenir.
e- ( غَزَتَا ) fiili mazinin tensiye müennes gaibesidir. (غَزَتَا) aslında (غَزَوَتَا) idi vav illet harfi harekeli makabli meftuh; vavı elif kalb ettik (غَزَاتَا) iki sakin bir araya geldi biri vavdan dönen elif diğeri takdirinde sakin olan Ta, iki sakinin bir araya gelmemsi için vavdan dönen elifi hazf ettik (غَزَتَا) oldu.
f- (رَمَتَا ) fiili mazinin tensiye müennes gaibesidir. (رَمَتَا) aslında (رَمَيَتَا) idi ya illet harfi harekeli makabli meftuh; yayı elif kalb ettik (رَمَاتَا) iki sakin bir araya geldi biri ya’dan dönen elif, diğeri takdirinde sakin olan Ta, iki sakinin bir araya gelmemesi için ya’dan dönen elifi hazf ettik (رَمَتَا) oldu.

NOT:

Bu fiillerin müfret müennes gaibesi (غَزَتْ ) ( رَمَتْ) şeklinde olur.

g- ( قُلْنَ ) fiili mazinin cemi müennes gaibesidir. (قُلْنَ) aslında (قَوَلْنَ) idi vav illet harfi harekeli makabli meftuh; vavı elif kalb ettik (قَالْنَ) iki sakin bir araya geldi biri vavdan dönen elif diğeri (ق), iki sakinin bir araya gelmemsi için vavdan dönen elifi hazf ettik (قُلْنَ) oldu. Hazf edilen vava delalet etsin diye (ق)ın fethasını zamme ile değiştirdik.(قُلْنَ) oldu.
h- ( كِلْنَ ) fiili mazinin cemi müennes gaibesidir. (كِلْنَ) aslında (كَيَلِنَ) idi ya illet harfi harekeli makabli meftuh; ya-yı elif kalb ettik (كَالْنَ) iki sakin bir araya geldi biri ya-dan dönen elif diğeri (ك), iki sakinin bir araya gelmemsi için ya-dan dönen elifi hazf ettik (كَلْنَ) oldu. Hazf edilen ya-ya delalet etsin diye (ك)ın fethasını kesre ile değiştirdik.(كِاْنَ) oldu.
NOT:

a- İki sakinin bir araya gelmesi sebebiyle illet harfi hazf edildiği zaman, hazf edilen illet harfine delalet etmesi için hazf edilen illet harfinin makablindeki sahih harfe hazf edilen illet harfine delalet eden hareke verilir. Zamme; vava, kesre; ya-ya, fetha elife delalet eder. (قَوَلْنَ ــــ قَالْنَ ـــــ قَلْنَ ـــــ قُلْنَ , بَيَعَنَ ــــ بَاعْنَ ـــــ بَعْنَ ــــ بِعْنَ) misallerinde olduğu gibi.
Fakat (خَافَ) ve (نَامَ) ecvef-i vavi oldukları halde dördüncü babdan oldukları için aynel fiilinin harekesinin nakli ile fael fiili meksur okunmuştur. ( خَوِفْنَ ــــ حَافْنَ ــــ خَفْنَ )
Dolayısıyla bu kesre mahzuf aynel fiilinin kesresine değil müfret müzekkerindeki harekesine delalet eder. Yine ( ) fiilinin mazisi muhatap ve mütekellim sığalarında mim-in kesresi ve zammesi ile okunmuştur. “وَلَإن مِتُّمْ أوْقَتَلْتُم لَإلَي اللهِ تُحْشَرُونَ” (Âli İmran/ 158) “وَمَاجَعَلْنَالِبَشَرٍمِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَ أفَائِنْ مِتَّ فَهُمُ الخَالِدُونَ” (Enbiya/34)
b- Ecvef fiilin mazisinde cemi müennes gaibe sığasından itibaren malum ve meçhul sığalar arasında vaki olabilecek karışıklığı önlemek için malumda meksur olan ilk harf meçhulde mazmum olur.
(بِعْتُ ــــ بُعْتُ , مِلْتُ ــــ نُلْتُ , خِفْتُ ــــ خُفْتُ)

KURAL 2:

(و) ile (ي) harekeleri zamme (ötre) olursa (و) ile (ي) hazf edilirler. (غَزَوْا) ve (رًمَوْا) gibi.
a- ( غَزَوْا) aslında (غَزَوُوا) idi vav illet harfi harekeli makabli meftuh; vavı elif kalb ettik (غَزَاوا) iki sakin bir araya geldi biri vavdan dönen elif diğeri cemi vavı dilde kolaylık olsun diye vavdan dönen elifi hazf ettik غَزَواْ oldu

NOT:

İkinci vav fail zamiri olduğu için hazf edilmez
b- (رَمَوْا) aslında (رَمَوُوا) idi. ya illet harfi harekeli makabli meftuh; ya-yı elif kalb ettik (ءَمَاوا) iki sakin bir araya geldi biri ya-dan dönen elif, diğeri cemi vavı dilde kolaylık olsun diye ya-dan dönen elifi hazf ettik (رَمَوْا) oldu

NOT:

(غَزَوْا) ve (رَمَوْا ) fiili mazinin cemi müzekker gaibidir.

KURAL 3:

(و) ile (ي) sükûnu aslı ile sakin olup, makabilleri meftuh olsa elife kalb edilmezler. Mesela cemi müenneslerde, mütekellimlerde, muhatap ve muhatabalarda (و) yahut (ي) elife kalb edilmezler. Çünkü o sığalarda (و ـــ ي) sükûnu aslı ile sakindir.
Sükûnu aslı ile sakin olup, değişmeyenler.
(غَزَوْتَ , غَزَوْتُمَا, غَزَوْتُمْ , غَزَوْتِ , غَزَوْتُمَا , غَزَوْتُنَّ . غَزَوْتُ غَزَوْنَا)

KURAL 4:

(و) ile (ي) sükûnu ariz ile sakin olup, makabilleri meftuh olsa elife kalb edilirler. (أقَامَ) ve (أبَاعَ) gibi.
a- (أقَامَ)if’al babından fiili mazi müfret müzekker gaiptir. (أقَامَ) aslında (أقْوَمَ) idi. vav illet harfi harekeli makablinde sahih sakin olan (ق), vav-ın harekesini makablindeki sahih sakin olan (ق)a verdik (أقَوْمَ) oldu. Vav sükûnu ariz ile sakin olup, makabilleri meftuh olduğu için elife kalb ettik (أقَامَ) oldu.
b- (أبَاعَ) if’al babından fiili mazi müfret müzekker gaiptir. (أبْاعَ) aslında (أبْيَعَ) idi. ya illet harfi harekeli makablinde sahih sakin olan (ب), ya-nın harekesini makablindeki sahih sakin olan (ب)a verdik (أبَيْعَ) oldu. Ya sükûnu ariz ile sakin olup, makabilleri meftuh olduğu için elife kalb ettik (أبَاعَ) oldu.

NOT:

Ecvefin (إفْعَالْ) ve (إسْتِفْعَالْ) bablarının mastarlarında aynel fiillerinin harekesi (4. kural tatbik edilerek) makabline nakledilip, elife kalb edilir ve iki sakin bir araya gelmemesi için kalb edilen elif hazf edilir. Ondan bedel olarak sonuna bir (ة) ta-i marbuta getirilir.
(إقَامَةٌ ـــ إقْوَامٌ) ve (إسْتِقَامَةٌ ـــ إسْتِقْوَامٌ)

KURAL 5:

(ي) fetha ile harekeli olup, makabli meksur olursa hali özere terk edilir. (خَشِيَ) gibi.

KURAL 6:

(ي) sakin olup, makabli meksur olursa hali özere med edilir. (حَشِيتَ) aslında (خَشِيْتَ) idi. Ya sakin makabli meksur olduğundan hali özere med edildi, (خَشِيتَ) oldu.

KURAL 7:

(ي) sakin olup, makabli mazmum olursa; ya vava kalb edilir (يُوسِرُ) gibi.
(يُوسِرُ) Aslında (يُيْسِرُ) idi. (ي) sakin makabli mazmum olduğundan ya-yı vava kalb ettik (يوْسِرُ) oldu. (و) sakin makabli mazmum olduğundan hali özere terk ettik. (يُوسِرُ) oldu.

KURAL 8:

(و) sakin olup, makabli meksur olursa ya-ya kalb edilir. (قِيلُ) gibi.
(قِيلَ) Aslında (قُوِلَ) idi. Vavın kesresinden önce (ق) zammesi ağır olduğu için hazfettik (قْوِلَ) oldu. Okunamaz hale geldi. Vavın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (ق) a verdik (قِوْلَ) oldu. Vav sakin makabli meksur olduğu için kural gereği vavı ya-ay kalb ettik (قِيْلَ) oldu. Ya sakin makabli meksur ya-yı hali özere med ettik (قِيلَ) oldu.
(قِيلَ) (قَالَ) fiilinin meçhulüdür.
(إيجَادٌ ــــ إوْجَادٌ , إعْشِيشَابٌ ـــ إعْشِوْشَابٌ) gibi.

NOT:

(إنْفِعَال) ve (إفْتِعَال) babına nakledilen ecvef fiillerin meçhulünde hemze-i vasılın harekesi üçüncü harfe tabi olmak için kesre olur. إنْقِيدَ , إقْتِيدَ

KURAL 9:

(و) harekeli ve kelimenin sonunda olup, makabli meksur olursa; (ي) ay kalb edilir. (دُعِيَ , غَبِي) gibi.
a- (دُعِيَ) aslında (دُعِوَ) idi. (و) kelimenin sonunda olup, makabli meksur olduğundan (ي) ay kalb ettik (دُعِيَ) oldu.

NOT:

( دُعِيَ ) (دَعَا) iilinin meçhulüdür.
b- (غَبِيَ) aslında (غَبِوَ) idi. (و) kelimenin sonunda olup, makabli meksur olduğundan (ي) ay kalb ettik ( ) oldu. (غَبِيَ)
c- (غُزِيَ) aslında (غُزِوَ) idi. (و) kelimenin sonunda olup, makabli meksur olduğundan (ي) ay kalb ettik (غُزِيَ) oldu.
d- (غُزُوا) aslında (غُزُوُوا) idi. (و) kelimenin sonunda olup, makabli meksur olduğundan (ي) ay kalb ettik (غُزِيُ) oldu. Ya-nın zammesinden evvel ze-nin kesresi ağır olduğu için hazfettik, vav-ın zammesini ze-ye verdik iki sakin bir araya geldi biri ya diğeri cemi vavı iki sakin bir araya gelmemesi için ya-yı hazf ettik (غُزُوا) oldu.

NOT:

(غُزُوا) (غَزَا) fiilinin meçhulünün cemi müzekker gaibidir. (رُمُوا) – (رُمِيُوا) gibi.

KURAL 10:

(و) ve (ي) harekeli olup, makabilleri sahih ve sakin olursa(و) ve (ي) nın harekeleri makabline verilir. (يَخَافُ) ve (يَكِيلُ) – (يَقُولَ) gibi.
a- (يَقُولُ) aslında (يَقْوُلُ) idi. (و) illet harfi harekeli makablindeki harf sahih ve sakin (ق). (و) ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (ق) a verdik, (يَقُوْلُ) oldu. (و) sakin makabli mazmum olduğu için vav-ı hali üzere terk ettik, (يَقُولُ) oldu.
b- (يَكِيلُ) aslında (يَكْيِلُ) idi. (ي) illet harfi harekeli makablindeki harf sahih ve sakin (ك). (ي) ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (ك) a verdik, (يَكِيْلُ) oldu. (ي) sakin makabli mazmum olduğu için ya-yı hali üzere terk ettik, (يَكِيلُ) oldu.
c- (يَخَافُ) aslında (يَخْوَفُ) idi. (و) illet harfi harekeli makablindeki harf sahih ve sakin (خ). (و) ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (خ) a verdik, (يَخَوْفُ) oldu. (و) sükûnu arızla sakin makabli meftuh olduğu için vav-ı elife kalb ettik, ( يَخَافُ) oldu.

NOT:

bu fiillerin üçü de malum ve müfret müzekker gaiptir.

KURAL 11:

(و) ve (ي) fethadan başkasıyla harekeli olup, makabli de harekeli olursa (و) ile (ي) sakin kılınırlar. (يَخْشَي , يَرْمِي , يَغْزُو) gibi. Bu fiillerin üçü de fiili müzari, müfret müzekker gaibin malumudur.
a- (يَغْزَو)aslında (يَغْزُوُ) idi. (و) üzerine zamme ağır geldiği için vav-ın zammesini hazf ettik (يَغْزُوْ) oldu. Vav sakin makabli mazmum olduğu için vav-ı hali üzere terk ettik (يَغْزُو) oldu.
b- (يَرْمِي)aslında (يَرْمِيُ) idi. (ي) üzerine zamme ağır geldiği için ya-nın zammesini hazf ettik (يَرْمِيْ) oldu. ya sakin makabli meksur olduğu için ya-yı hali üzere terk ettik (يَرْمِي) oldu.
c- (يَخْشَي)aslında (يَخْشَيُ) idi. (ي) illet harfi makabli meftuh; ya-yı elife kalb ettik (يَخْشَي) oldu.

NOT:

a- (و) ile (ي) nın harekesi fetha olursa, hafif geldiği için hazf edilmezler. (لَنْ يَغْزُوَ , لَنْ يَرْمِيَ , لَنْ يَخْشَيَ) gibi.
b- Lamel fiilinde mazmum olarak bulunan (و) ile (ي); cezm alameti olarak düşer.
( لَمْ يَغْزُ , لَمْ يَرْمِ , لَم يَخْشَ)
Bu fiillerin tesniyesinde (يَغْزُوَانِ , يَرْمِيَانِ , يَخْشَيَانِ) cemisinde ise; (يَغْزُونَ , يَرْمُونَ , يَخْشَوْنَ)denir.
a- (يَغْزُونَ)aslında (يَغْزُوُونَ) idi. (و) üzerine zamme ağır geldiği için hazf ettik, İki sakin bir araya geldi biri vav diğeri cemi vavı dilde kolaylık olsun diye vav-ı hazf ettik (يَغْزُونَ) oldu
b- (يَرْمُونَ)aslında (يَرْمِيُونَ) idi. Ya-nın zammesinden evvel mim-nin kesresi ağır olduğu için hazfettik, (يَرْمْيُونَ) ya-ın zammesini makablindeki sahih ve sakin olan mime-e verdik iki sakin bir araya geldi biri ya diğeri cemi vavı iki sakin bir araya gelmemesi için ya-yı hazf ettik (يَرْمُونَ) oldu. ( ) gibi.
c- (يَخْشَوْنَ) aslında (يَخْشَيُونَ) idi. ya illet harfi harekeli makabli meftuh; ya-yı elif kalb ettik iki sakin bir araya geldi biri ya-dan dönen elif, diğeri cemi vavı dilde kolaylık olsun diye ya-dan dönen elifi hazf ettik (يَخْشَوْنَ) oldu
= (تَغْزِينَ) fiili müzarinin müfret müennes muhatabasının malumudur.
(تَغْزِينَ) aslında (تَغْزُوِينَ) idi. (و)ın kesresinden önce (ز) nin zammesini ağır görüp hazf ettik (و) illet harfi harekeli makablindeki harf sahih ve sakin (ز). (و) ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (ز) ye verdik, (تَغْزِوْنَ) oldu. (و) ile (ي)dan iki sakin bir araya geldi. iki sakin bir araya gelmemesi için vav-ı hazf ettik (تَغْزِينَ) oldu. Misalde görüldüğü gibi ya değil vav hazfedilmiştir.

KURAL 12:

Zait eliften sonra gelen (و) ile (ي) hemzeye kalb edilir. (çevrilir) (قَائِلٌ) ve (كَائِلٌ) gibi.
a- (ثَائِلٌ) aslında (fiili mazide) (قَالَ) idi. İsmi fail yapmak için fael fiili ile aynel fiili (vav-dan dönen elif) arasına bir elif ( ismi fail elifi) ziyade ettik, iki sakin bir araya geldi. İki sakin bir araya gelmemesi için aynel fiilinden dönen elifi hemzeye kalb ettik (قَائِلٌ) oldu.
b- (كَائِلٌ) aslında (fiili mazide)كَالَ) ) idi. İsmi fail yapmak için fael fiili ile aynel fiili (ya-dan dönen elif) arasına bir elif ( ismi fail elifi) ziyade ettik, iki sakin bir araya geldi. İki sakin bir araya gelmemesi için aynel fiilinden dönen elifi hemzeye kalb ettik (كَائِلٌ) oldu.

NOT:

Aynel fiili, mazide i’lal görmemişse; hemzeye kalb edilmez. (عَيِنَ , عَايِنَ = عَوِرَ , عَاوِرَ) çünkü başka bir sığa ile iltibas durumunda zikredilen i’lal kuralları uygulanmaz. (عَوِرَ) tek gözü kör oldu (عَارَ) ayıplandı.

KURAL 13:

(و) yahut (ي) kelimenin sonunda olup, zait eliften sonra bulunursa hemzeye kalb olunurlar.(تِلْقَاءٌ , غَزَاءٌ) gibi ki, asılları (تِلْقَايٌ , غَزَاوٌ) dür. Bu türden olan ziyadelilerde böyledir.
Nakıs fiil olan (غَازٍ) ve (رَامٍ) kelimelerinin i’lalleri:
a- (غَازٍ) aslında (غَازِوٌ) idi. vav kelimenin sununda bulunup, makabli meksur olursa ya-ya kalb edilir. Biz de kalb ettik (غَازِيٌْ) oldu. Ya-nın üzerine zamme ağır geldiği için ya-nın zammesini hazf ettik, iki sakin bir araya geldi. Biri ya, diğeri tenvin, iki sakin bir araya gelmemesi için ya-yı da hazfettik ve tenvini makabline verdik (غَازٍ) oldu.
b- (رَامٍ) aslında (رَامِيٌ) idi. vav kelimenin sununda bulunup, makabli meksur olursa ya-ya kalb edilir. Biz de kalb ettik (رَامِيٌْ) oldu. Ya-nın üzerine zamme ağır geldiği için ya-nın zammesini hazf ettik, iki sakin bir araya geldi. Biri ya, diğeri tenvin, iki sakin bir araya gelmemesi için ya-yı da hazfettik ve tenvini makabline verdik (رَامٍ) oldu.
NOT:

Ref ve cer halinde (غَازٍ) ve (رَامٍ) şeklinde okunan bu iki fiil nasb halinde (غَازِيًا) ve (رَامِيًا) olarak okunur.
Ref halinde: هَذَا غَازٍ وَ رَامٍ
Nasb halinde: رَأيْتُ غَازِيًا وَ رَامِيًا
Cer halinde: مَرَرْتُ بِغَاوِيًا وَ رَامِيًا
Bu fiillerin başına (ال) takısı getirildiğinde tenvin düşer (ي) yerine gelir. (الرَّامِي) ve (الغَازِي) gibi.

ECVEF FİİLERİN İSMİ MEFULU OLAN (مَقُولٌ) VE (مَكِيلٌ) KELİMELERİNİN İLALLERİ

a- (مَقْولٌ) aslında (مَقْوُلٌ) idi. (و) illet harfi harekeli makablindeki harf sahih ve sakin (ق). (و) ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (ق) e verdik, (مَقُووْلٌ) oldu. İki sakin bir araya geldi. Biri (و) diğeri ismi meful vav-ı, iki sakin bir araya gelmemesi için kelimenin aslından olan vav-ı hazf ettik (مَقْوْل) oldu. Vav sakin makabli mazmum vav-ı hali üzere med ettik (مَقْول) oldu.
b- (مَكِيلٌ) aslında (مَكْيُولٌ) idi. (ي) illet harfi harekeli makablindeki harf sahih ve sakin (ك). (ي) ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (ك) e verdik, (مَكِيولٌ) oldu. iki sakin bir araya geldi. Biri (ي) diğeri ismi meful vav-ı, iki sakin bir araya gelmemesi için kelimenin aslından olan ya-yı hazf ettik (مَكُوْلٌ) oldu. Hazfedilen ya-ya delalet etin diye (ك) ın zammesini kesre yaptık (مَكِوْلٌ) oldu. Vav sakin makabli meksur vav-ı ya-ya çevirdik (مَكِيْلٌ) oldu. Ya-yı hali üzere med ettik (مَكِيلٌ) oldu.

KURAL 14:

Bir kelimede, bir cinsten iki harf bulunup, birincisi sakin ikincisi harekili olursa birincisi ikincisine idgam edilir. (مَغْزُوٌّ) gibi.
(مَغْزُوٌّ) aslında (مَغزُوْوٌ) idi. kelimede bir cinsten iki harf bulundu, birincisi sakin ikincisi harekili olduğundan birincisi ikincisine idgam ettik مَغْزُوٌّ) oldu.

KURAL 15:

bir kelimede vav ile ya cem olup, birincisi sakin ikincisi harekeli olursa mutlak vav ya-ya kalb edilir. (مَرْمِيٌّ) ve (مَخْشِيٌّ) gibi.
a- (مَرْمِيٌّ) aslında (مَرْمُويٌ) idi. Kelimede vav ile ya toplandı. Birincisi sakin ikincisi harekeli olduğundan vav-ı ya-ya kalb ettik (مَرْمُيْيٌ) oldu. Birinci ya-nın binası sahih oldun diye mim-in zammesini kesreye tebdil ettik (مَرْمِيْيٌ) oldu. Kelimede iki harf bir cinsten vaki oldu birincisini ikincisine idgam ettik (مَرْمِيٌّ) oldu.
b- (مَخْشِيٌّ) aslında (مَخْشٌويٌ) idi. Kelimede vav ile ya toplandı. Birincisi sakin ikincisi harekeli olduğundan vav-ı ya-ya kalb ettik (مَخْشُيْيٌ) oldu. Birinci ya-nın binası sahih oldun diye şın-ın zammesini kesreyle değiştirdik (مَخْشِيْيٌ) oldu. Kelimede iki harf bir cinsten vaki oldu birincisini ikincisine idgam ettik (مَخْشِيٌّ) oldu. (مَغْشِيٌّ ـــــ مَغْشُويٌ) = (مَرْضِيٌّ , مَرْضُويٌ)

ECVEF FİİL OLAN (قُولا , قُلْ , لِيَقُلْ) KELİMELERİNİN İ’LALLERİ

1. (لِيَقُلْ) aslında (لِيَقْوُلْ) idi. (و) illet harfi harekeli makablindeki harf sahih ve sakin olan (ق) (و) ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (ق) a verdik, iki sakin bir araya geldi iki sakin bir araya gelmemesi için vav-ı hazf ettik (لِيَقُلْ) oldu.
2. (قُلْ) aslında (اُقْوُلْ) idi. (و) illet harfi harekeli makablindeki harf sahih ve sakin olan (ق) (و) ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (ق) a verdik, iki sakin bir araya geldi iki sakin bir araya gelmemesi için vav-ı hazf ettik (اُقُلْ) oldu. (ق) harekelemekle emri hazırın hemzesini hazf ettik (قُلْ) oldu.
3. (قُولَا) aslında (اُقْوُلَا) idi. (و) illet harfi harekeli makablindeki harf sahih ve sakin olan (ق) (و) ın harekesini makablindeki sahih ve sakin olan (ق) a verdik (اَقُوْلَا) oldu. (ق) harekelemekle emri hazırın hemzesini hazf ettik (قُوْلَا) oldu. Vav sakin makabli mazmum olduğu için vav-ı hali üzere terk ettik(قُولَا) oldu.

KURAL 16:

Nakıs fiillerin emirlerinde cezm alameti olarak illet harfi (و) ve (ي) hazfedilir. (إرْمِ , اُغْزُ) (لِيَرْمِ , لِيَغْزُ)

KURAL 17:

Lamel fiili illetli olan emri gaip ve emri hazırlara tekit nunu bitiştiği zaman cezm sebebiyle düşen illet harfi geri döner. (إرْمِيَنَّ , اُغْزُوَنَّ) (لِيَرْمِيَننَّ , لِيَغْزُوَنَّ) Çünkü tekit nunu sebebiyle cezm kalkmış, mebnilik gelmiş olur. Cemi müzekker gaip ve muhatap sığası ile müfret müennes muhataba sığasında; zamirin ( cemi vav-ı muhataba ya-sı ) makabli zamme ise cemi vav-ı zamme, muhataba ya-sı kesre ile harekelenir. (إرْضَيْ ـــ إرْضَيِنَّ) (إرْضَوْا , إرْضَوُنَّ)
Eğer zamirin makablinin harekesi, zamirin ( vav – ya ) cinsinden ise; o harekenin delaleti ile iktifa edilerek zamir hazf edilir. (اُغْزِي ــــ اُغْزِنَّ) (اُغْزُوا ــــ اُغْزُنَّ) diğer sığalar tekit nunları ile ilgili zikredilen kurala tabidir.

KURAL 18:

Vavlı nakıs fiillerde meçhulünün müzari emir ve nehiy de vav harfi ya-ya çevrilir. Çünkü bunlar, maziden türemiştir. (لِتُغْزَي , لِيُغْزَي يُغْزَي) gibi.

KURAL 19:

Misali vavi olan fiillere gelince; şu üç babtan olan malum fiillerin müzari, emir ve nehiy de vav hazf edilir. Çünkü bu fiillerde vav meftuh ya ile kesre arasına düşer ki, bu durumlarda vav hazf edilmesi gerekir.
Vav-ın hazf edilmesi gereken bablar şunlardır:
1- (فَعَلَ يَفْعِلُ) sülasi mücerret ikinci bab ( يَوْعِدُ = وَعَدَ يَعِدُ) gibi.
2- (فَعَلَ يَفْعَلُ) sülasi mücerret üçüncü bab (يَوْهِبُ =وَهَبَ يَهَبُ) gibi.
3- (فَعِلَ يَفْعِلُ) sülasi mücerret altıncı bab (يَوْرِثُ = وَرِثَ يَرِثُ) gibi.
4- Dördüncü babtan olan (وَطِئَ) ve (وَسِعَ) fiillerinde vav malumun müzari, emir ve nehiyde hazf edilir.
(وَطِئَ ــــ يَطَأُ) (وَسِعَ ـــــ يَسَعُ) gibi.
a- (يَعِدُ) aslında (يَوْعِدُ) idi. Vav kesre ile ya arasında vaki olduğundan hazf edildi. (يَعِدُ) oldu.
b- (يَهَبُ) aslında (يَوْهِبُ) idi. Vav kesre ile ya arasında vaki olduğundan hazf edildi. (يَهِبُ) oldu. Boğaz harfinden dolayı aynel fiili meftuh kılındı (يَهَبُ) oldu.
Bu misalde bir kural vardır ki, illet harfinin makablinde ya mabadinde de boğaz harflerinden biri olursa vav hazf edilir (يَطَأُ) ve (يَسَعُ) gibi.
Yukarıda i’lalleri yapılan fiillerin emir ve nehiyleri şu şekilde olur.
(عِدْ ــــ إوْعِدْ , رِثْ ــــ إوْرِثْ , هَبْ ــــ إوْهَبْ , لآتَعِدْ , لاتَرِثْ لاَتَهَبْ)

KURAL 20:

Mastarı (فِعْلٌ) vezninde olan misal-i vav-ilerin vav-ı da mastarda hazf edilir. İvez olarak sonuna ta (ة) getirilir. (وَعِظٌ ـــ عِظَةٌ , وَثِقٌ ــــ ثِقَةٌ ) gibi. Mastar (فَعْلٌ) vezninde ise (و) hazf edilmez. (وَعَدَ ــــ وَعْدٌ) gibi.

NOT:

Misali ya-ilerde; 19 ve 20. kuralda zikredilen hususlar vaki olmaz. (ي) daima sabit kalır. (يَسُرَ ــــ يَيْسُرُ ــــ يُسْرٌ) gibi.

KURAL 21:

Lefif-i makrun aynel fiili ve lamel fiili illetli olandır. Bunun aynel fiilinin hükmü sahihin aynel fiilinin hükmü gibidir değişmez. (طَوَي) gibi.
(طَوَي) aslında (طَوَيَ) idi. (ي) illet harfi harekeli makabli meftuh olduğundan ya elife kalb edildi (طَوَي) oldu. Görüldüğü gibi (طَوَي) ile (رَمَي) nın i’lalı aynıdır. Fakat harekeli olan ya kelimenin sonunda olursa i’lal yapıldıktan sonra ya ile yazılır elif ile okunur. (طَوَي), (رَمَي) gibi.

. KURAL 22:

Lefif-i makrun Lamel fiilinin hükmü ise nakısın lamel fiilinin hükmü gibidir.
(يَرْوِي) aslında (يَرْوِيُ) idi. Ya üzerine zamme ağır geldiği için ya-nın zammesini hazf ettik, ya sakin makabli meksur olduğu için de ya-yı hali üzere terk ettik, (يَرْوِي) oldu. Bunun emri hazırında lamel fiili düşürülerek (إرْوِ) denir.

KURAL 23:

Lefifi mefruk fael fiilinin hükmü misal fiilin lamel fiilinin hükmü gibi, lamel fiilinin hükmü ise nakısın lamel fiilinin hükmü gibidir. (وَقَي يَقِي) gibi.
(يَقِي) aslındaيَوْقِيُ ) idi. Ya ile kesre arasına vav geldiği için vav hazf edildi, (يَقِيُ) oldu. Ya üzerine de zamme ağır geldiği için ya-nın zammesi hazf edildi Ya sakin oldu. Ya sakin makabli meksur olduğundan ya hali üzere terk edildi, (يَقِي) oldu.

KURAL 24:

Lefifi mefruk fiillerden emri hazır yaparken gerekli i’lal kuralları uygulandıktan sonra tek harf kalır(ق), Tek harfli kalan emri hazırın sonuna vakf halinde ha-i sekte (ة) getirilir. Çünkü tek harf üzerinde vakf yapmak mümkün olmaz. Vasl halinde ise ha-i sekte getirilmez.
(رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ)
Emri hazır olan (قِه) fiilinin tesniyesi (قِيَا) cemi müzekkeri (قُوا) müfret müennes muhatabası (قِي) ve cemi müennesi (قِينَ) gelir.

Bunların i’lalleri:

a- (قِه) aslında (إوقِ) idi. Fiili müzariye taban vav-ı hazf ettik emri hazır hemzesinin mabadi harekeli olduğu için de hemze düştü. Vakf halinde lamel fiili olan ya hazf edildi ve ha-i sekte getirildi, (قِه) oldu.
b- (قِيَا) aslında (إوقِيَا) idi. Fiili müzariye taban vav-ı hazf ettik, emri hazır hemzesinin mabadi harekeli olduğu için de hemze düştü (قِيا) oldu.
c- (قُوا) aslında (إوقِيُوا) idi. Fiili müzariye taban vav-ı hazf ettik, emri hazır hemzesinin mabadi harekeli olduğu için de hemze düştü (قِيُوا) oldu. Ya-nın zammesinden önce (ق) ın kesresini ağır görüp hazf ettik ya-nın zammesini (ق) a verdik, (قُيْوْا) oldu. İki sakin toplandı biri vav, diğeri ya, bu da caiz olmadığından (ي) hazf ettik (قُوْا) oldu. Vav-ı hali üzere terk etik (قُوا) oldu.
d- (قِي) aslında (إوقِيِي) idi. Fiili müzariye taban vav-ı hazf ettik, emri hazır hemzesinin mabadi harekeli olduğu için de hemze düştü (قِيِي) oldu. Biri kelimenin lamel fiilinde bulunan ya, diğeri müfret müennes muhataba yası olmak üzere ki sakin bir araya geldi. Bu da caiz olmadığından kelimenin lamel fiilinden olan birinci ya-yı hazf ettik muhataba ya-sını da hal üzere med ettik (قِي) oldu.
e- (قِينَ) aslında (إوْقِينَ) idi. Fiili müzariye taban vav-ı hazf ettik, emri hazır hemzesinin mabadi harekeli olduğu için de hemze düştü (قِينَ) oldu.

KURAL 25:

Kelimede bir cinsten iki harf bulunur, ikisi de harekeli veya birincisi sakin ikincisi harekeli olursa idgam vaciptir. (مَدَّ ــــ يَمُدُّ) gibi
a- (مَدَّ) aslında (مَدَدَ) idi. kelimede bir cinsten iki harf bulundu dallar. İkisi de harekeli, idgam yapmak için birinci dalın harekesini hazf ettik (مَدْدَ) oldu. Birinci dalı ikinci dala idgam ettik ve ikinci dala bir şedde verdik (مَدَّ) oldu.
b- (يَمُدُّ) aslında (يَمْدُدُ) idi. kelimede bir cinsten iki harf bulundu dallar. İkisi de harekeli, idgam yapmak için birinci dalın harekesini makablindeki sakin olan mim-e verdik (يَمُدْدُ) oldu. Birinci dalı ikinci dala idgam ettik ve ikinci dala bir şedde verdik (يَمُدُّ) oldu.

NOT:

Eğer muzaaf fiilin aynel fiili harekeli, lamel fiili sakin olursa izhar olur ( yani idgam yapılmaz).مَدَدْتَ, مَدَدْتِ ,مَدَدْتُ , مَدَدْنَ , مَدَدْمَا

KURAL 26:

Kelimede bir cinsten iki harf bulunur, birincisi harekeli ikincisi sükûnu azir ile sakin olursa ( vakf ve cezm halinde olduğu gibi ) idgam caiz olur. (لَم يَمُدَ , لَمْ يَمُدُّ , لَم يَمُدِّ) gibi.
a- (لَمْ يَمُدَّ) aslında (لَمْ يَمْدُدْ) idi. kelimede bir cinsten iki harf bulundu dallar. Birincisi harekeli ikincisi sükûnu azir ile sakin idgam yapmak için birinci dalın harekesini makablindeki sükûnu azir ile sakin olan mim-e verdik (لَمْ يَمُدْدْ) oldu. Bu durumda iki sakin bir araya geldi. İki sakin bir araya gelmemesi için birinci dal-ı ikinci dal-a idgam ettik, ikinci dal-a (أخَفُّ الْحَرَكَاتِ الْفَتْحَةِ) harekelerin en hafifi olduğu için fetha ile hareke verdik. Bir de (ألسَّاكِنُ إذَا حُرِّك حُرِّكُ بِالْكَسْرِ) sakin harekelendiği zaman kesre ile harekelenir kuralınca kesre ile hareke verdik. Ayrıca fiili müzarinin aynel fiiline tabi olmak (uyum) için zamme ile hareke verdik. (لَم يَمُدَ , لَمْ يَمُدُّ , لَم يَمُدِّ) oldu, Dal harfi üç şekilde de okunur.
b- (مُدَّ) aslında (اُمْدُدْ) idi. kelimede bir cinsten iki harf bulundu dallar. Birincisi harekeli ikincisi sükûnu azir ile sakin idgam yapmak için birinci dalın harekesini makablindeki sakin olan mim-e verdik mim harekelenmekle emir hemzesi boşa çıktı. Bu durumda iki sakin bir araya geldi. İki sakin bir araya gelmemesi için birinci dal-ı ikinci dal-a idgam ettik, ikinci dal-a (أخَفُّ الْحَرَكَاتِ الْفَتْحَةِ) harekelerin en hafifi olduğu için fetha ile hareke verdik,
Bir de (ألسَّاكِنُ إذَا حُرِّك حُرِّكُ بِالْكَسْرِ) sakin harekelendiği zaman kesre ile harekelenir kuralınca kesre ile hareke verdik. Ayrıca fiili müzarinin aynel fiiline tabi olmak (uyum) için zamme ile hareke verdik (مُدَّ , مُدِّ , مُدُّ) oldu. Dal harfi üç şekilde de okunur. İzhar yaparak (اُمْدُدْ) demekte caiz olur.

( ) fiillerinin i’lalleri:
a- Sülasi mücerret ikinci babdan olan (فِرَّ) aslında (إفِرِرْ) idi. kelimede bir cinsten iki harf bulundu ra-lar. Birincisi harekeli ikincisi sükûnu azir ile sakin idgam yapmak için birinci ra-nın harekesini makablindeki sakin olan mim-e verdik mim harekelenmekle emir hemzesi hazf edildi. Bu durumda iki sakin bir araya geldi. İki sakin bir araya gelmemesi için birinci ra-yı ikincisine idgam ettik, ikinci ra-ya (أخَفُّ الْحَرَكَاتِ الْفَتْحَةِ) harekelerin en hafifi olduğu için fetha ile hareke verdik. Bir de (ألسَّاكِنُ إذَا حُرِّك حُرِّكُ بِالْكَسْرِ) sakin harekelendiği zaman kesre ile harekelenir kuralınca kesre ile hareke verdik. Ayrıca fiili müzarinin aynel fiiline tabi olmak (uyum) için zamme ile hareke verdik (فِرَّ , فِرِّ , فِرُّ) oldu. ra harfi üç şekilde de okunur.
b- Sülasi mücerret üçüncü babdan olan (عَضَّ) esre ile (عَضِّ) aslında (إعْضَضْ) idi. Her iki şekilde söylemek caizdir. Aynı kurallar üzerinden i’lali yapılır.
c- İfal babından olan (أحَبَّ يُحِبُّ) aslında (أحْبَبَ يُحْبِبُ) idi. Birinci ba-nın harekesi ha-ya nakledildi ve birinci ba ikincisine idgam edildi (أحَبَّ يُحِبُّ) oldu.
d- Emri hazırı olan (أحِبَّ) aslında (أحْبِبْ) idi. Aynı kuralla i’lali yapılır. (أحْبِبْ) olarak ta söylenir.

KURAL 27:

Mahmuz ( hemzeli) fiildeki hemze sakin olur makablinde de harekeli hemze olursa, sakin olan ikinci hemzeyi makablindeki hemzenin harekesinin cinsine kalb etmek vaciptir. Makabli meftuh ise elife, meksur ise ya-ya mazmum ise vav-a kalb edilir. (إيمَانًا), (اُومِنَ), (آمَنَ) gibi.
c- (آمَنَ) aslında (أئْمَنَ) idi. hemze sakin makablindeki harekeli, harekeli olan hemzenin harekesi fetha olduğundan sakin olan hemzeyi elife kalb ettik (آمَنَ) oldu.
d- (اُومِنَ) aslında (اُءْمِنَ) idi. hemze sakin makablindeki harekeli, harekeli olan hemzenin harekesi zamme olduğundan sakin olan hemzeyi vav-a kalb ettik (اَومِنَ) oldu.
e- (إيمَانًا) aslında (إءْمَانًا) idi. hemze sakin makablindeki harekeli, harekeli olan hemzenin harekesi kesre olduğundan sakin olan hemzeyi ya-ya kalb ettik (إيمَانًا) oldu.

KURAL 28:

Hemze sakin olur makablinde de harekeli harf hemzeden başka olursa, sakin olan hemzeyi makablindeki harfin harekesinin cinsine kalb etmek caizdir. (يَاكِلُ), (يُومِنُ), (مِيخَذٌ) gibi.
a- (يَاكُلُ) aslında (يَاْكُلُ) idi. Hemze sakin olur makablinde de harekeli harf hemzeden başka olduğu ve hemzenin makablindeki hareke de fetha olduğu için sakin olan hemzeyi elife kalb ettik (يَاكُلُ) oldu.
b- (يُومِنُ) aslında (يُؤْمِنُ) idi. Hemze sakin olur makablinde de harekeli harf hemzeden başka olduğu ve hemzenin makablindeki hareke de zamme olduğu için sakin olan hemzeyi vav-a kalb ettik (يُومِنُ) oldu.
c- (مِيخَذ ) aslında (مِؤْخَذٌ) idi. Hemze sakin olur makablinde de harekeli harf hemzeden başka olduğu ve hemzenin makablindeki hareke de kesre olduğu için sakin olan hemzeyi vav-a kalb ettik (مِيخَذٌ) oldu. Bu üç i’lal türü caizdir.

NOT:

Hemze harekeli olup makabli de harekeli olursa hemze sahihteki gibi değişmez. (قَرَأ) gibi.

KURAL 29:

Hemze harekeli olup makablindeki harf sahih ve sakin olursa hemzeyi hali üzere terk etmek caizdir. (إسْئَلْ) gibi.
Hemze harekeli olup makablindeki harf sahih ve sakin olursa hemzenin harekisini makablindeki sahih ve sakin olan harfe vermek de caizdir (سَلْ) gibi.
a- (سَلْ) aslında (إسْئَلْ) idi. hemzenin harekisini makablindeki sahih ve sakin olan (س) verildi (س) harekelenmekle emir hemzesi düştü (سَئلْ) oldu hemzeden ve lam-dan bir araya gelen iki sakini gidermek için hemzeyi hazf ettik (سَلْ) oldu.

NOT:

a- (أمَرَ , أكَلَ , أخَذَ) fiillerinin emri hazırı (اُومُر , اُوكُلْ , اُوخُذْ) olarak gelmesi gerekirken Arap lügatinde bu kelimelerin kullanımı çok olduğu için kıyas yapılmaksızın (مُرْ , كُلْ , خُذْ) olarak kullanılagelmiştir.
b- (و) ile (ي) harekeli olup makabli meftuh olduğu zaman elife kalb edilmesi için şu yedi şarttın bulunması gerekir.
1. (و) ile (ي) fiilde veya fiil vezninde olan isimde olacak (حَوَكَةُ) ve (صَرَدَي) kelimelerinde bu şart bulunmamıştır. Çünkü müennes alametleri sebebiyle fiil vezninden çıkmışlardır.
2. (و) ile (ي) ‘nın makablinin fethası sükûn hükmünde olmayacak(عَوِرَ) ve (إجْتَوَرَ) de bu şartlar bulunmamıştır. Zira (عَوِرَ) deki vav-ın makabli olan (ع)’nın hükmü ( أعْوَرَ) deki ayn-ın hükmündedir. (إجْتَوَرَ ) deki vav-ın makablinin hükmü de ( تَجَاوَرَ) deki vav-ın makablinin hükmündedir.
3. ( و ) ile ( ي ) nın harekeleri arız olmayacak (دَعَوُالْقًوْمُ) cümlelerindeki vav-da bu şart bulunmamıştır.
4. Kelimenin manasında hareket ve ızdırap olmayacak ( حَيْوَانٌ ) kelimesinde bu şart bulunmamıştır.
5. Kelimede iki i’lal toplanmayacak ( طَوَي ) bu şart bulunmamıştır
6. Kelimenin müzarisinde illet harfini zammelemek gerekmeyecek. (حَيِيَ) kelimesinde bu şart bulunmamıştır. Çünkü mazide birinci ya elife kalb edilip ( حَايَ ) dense müzaride ( يَحَايُ ) denmesi gerekir. ( خَافَ يَخَافُ ) den olduğu gibi. Hâlbuki şimdi ( يَحْيَي ) denir.
7. İ’lal kelimenin aslına dalalet etmesi için terk edilmiş olmayacak. ( إسْتَحْوَذَ ) ve ( إنْقَوَدَ) de bu şart bulunmamıştır. Burada vav-lar ecvefi vavi olduğu anlaşılsın diye elife kalb edilmemiştir. Bu şartlardan biri bulunmadığı takdirde (و) ile (ي) makabli meftuh olsa da elife kalb edilmezler.

NOT:

a- Kural gerektirdiği halde bazı durumlarda illet harflerinde herhangi bir değişiklik yapılmaz. Bunun sebebi: kelimenin yapısını muhafaza edebilmek veya başka bir kelime ile iltibas ihmalini gidermektir.
b- Tasrifini bilediğimiz (çekimini) illetli bir fiilin tasrifini doğru yapabilmek için önce onu sahih gibi tasrif ederiz. Daha sonra gördüğümüz i’lal kurallarını tatbik ederiz.

KURAL 30:

(تَفَاعُل, تَفَعُّل ve تَفَعْلُلْ) bablarının malumunun müzarilerinin evvelinde iki ( ت ) bir arada bulunduğu zaman ikinci ( ت ) nın hazfı caiz olur. ( تَلَطَّي ـــــ تَتَلَطَّي , تَصَدَّي ـــــ تَتَصَدَّي , تَنَزَلَ ـــــ تَتَنَزَّل ) gibi.
Tefe'ul ve tefaaul bablarının fael fiilinde 10 harften biri olduğu zaman bu babların "te"si bu harflere kalbolunur.
10 harf: ت ث د ذ ز س ص ض ط ظ
Mesela: ادَّثَّرَ aslında تَدَثَّرَ idi. te ile dal harfinin mahreçleri birbirlerine yakın olup, kolaylaştırmak için te dale kalbolundu. dal 2. dalda idgam olundu. Sakin ile ibtida mümkün olmadığı için evveline hemzei vasl getirildi.ادَّثَّرَ oldu.
اِثّاقَلَ aslında تَثاقَلَ idi. Yine te se ye kalbolundu. idgam olundu. hemzei vasl getirildi.

KURAL 31:

( إفْتِعَال ) babına nakledilen sülasi mücerret bir fiilin aynel fiili ( ت د ذ ر س ب ض ط ظ ) harflerinden biri olursa fiili müzaride Zait olan ( ت) kendisinden sonra gelen harfe idgam etmek caizdir.
(مَا يَنْظرُونَ إلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً تَأخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ) (Yasin suresi 49) ayeti kerimesinde geçen ( يَخِصِّمُونَ ) lafzı şerifi gibi.
( يَخِصِّمُونَ ) Aslında ( يَخْتَصِمُونَ ) idi. ( ت ) ( ص ) e idgam edilince iki sakin bir araya geldi, iki sakin bir araya gelmemesi için ( خ ) kesre ile harekelendi. ( يَخِصِّمُونَ ) oldu.

SON

Yorum eklenmemiş. İlk sen ekle

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

--

Sitemizdeki arabi ilimler köşesini zenginleştirmek için Üye olup müzakerelere katılmayı ihmal etmeyiniz

--

Son yorumlar

Anket

Arabi ilimler okumusmuydunuz:

Vankulu Lugatı